Çıtır çıtır patates kızartması için 6 pratik öneri

Patatesi herkes kızartabilir. Ancak onu çıtır kıvamda pişirmek ayrı bir maharet ister.

İşte sizlere patatesi kızartırken çıtır çıtır ve altın sarısı olmasını sağlayacak 6 pratik öneri… Bunları uygulayın, çıtır çıtır herkesin bayıla bayıla yediği harika patatesler kızartın.

Patates seçimi:

İlk olarak işe patates seçimine özen göstererek başlayın. Yeşil olmayan ve yumuşamamış sert altın renginde olan patatesleri seçmeye çalışın.

1 - Soğuk ve sirkeli su: Patatesleri doğrarken elinizde hafif yumuşadığını ve içerisindeki nişastasını saldığını fark etmişsinizdir. Bu durum patatesleri kızartırken kıtır olmasını engelleyen en önemli etkendir.

Bu durumu engellemek istiyorsanız doğradığınız patatesleri buz gibi suyun içine atın ve içerisine bir iki damla sirke damlatın. Sertleştiğini siz de fark edeceksiniz.

2 - Tuzlu ve buzlu su : 

Patatesleri tercih ettiğiniz şekilde dilimledikten sonra tuzlu ve buzlu bir suda 30 dakika kadar bekletin.

Bu arada patates dilimlerinin boyutlarının eşit olmasına özen gösterin ki her yeri eşit pişsin. 30 dakikanın sonunda patates dilimlerini bir kağıt havlu yardımıyla iyice kurulayın.

3 - Sodalı karışım:

Sodanın bir faydasını patateslerde de görüyoruz. Soğuk suyun dışında bir diğer yöntem ise sodalı su yöntemi…

Soda ve tuzu bir kapta karıştırın. İçerisine dilimlediğiniz patatesleri atın ve patatesleri karışım içerisinde 30 dakika bekletin. 30 dakika tamamlandıktan sonra süzüp kızartma işlemine geçebilirsiniz.

4 - Dondurma yöntemi: Dışarıda satılan dondurulmuş patateslerin kızartıldığında kıtır kıtır olduğunu fark etmişsinizdir. Aynı yöntemi evde de deneyip daha sağlıklı bir şekilde tüketebilirsiniz.

Bunun için tek yapmanız gereken dilimlemiş olduğunuz patatesleri dondurucuya atıp donmasını sağlamak. En önemlisi de donuk bir şekilde kızartmak…

5 - Yıkadıktan sonra kurulayın:

Patatesleri yıkadıktan sonra üzerinde yer alan fazla suları temiz bir bez yardımıyla kurulayın.

6 - İki kere kızartın : 

İlk önce patatesler orta ısıdaki yağa atıp 7-8 dakika kadar ön kızartma yapın. Sonra bir süzgeçin üzerinde yağlarını süzdürüp soğumaya bırakın.

Patatesler soğurken yağı iyice kızdırın ve 2. kere 8-10 dakika civarı kızartın. Yağdan alıp tekrardan biz süzgeç üzerinde fazla yağını süzdürün.

Bu metot sayesinde patateslerinizin hem içleri pişecek hem de dış tarafında kıtır bir kabuk oluşacaktır.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • Mutfak Bilgileri
İçerik Kaynakları :
  • Mutfak Bilgileri

Sağlıklı diye avuç avuç yiyoruz ama...

Sağlıklı diye tükettiğimiz bazı yiyecekler tükettiğimizde sağlığımızı riske atabiliyor ve kilo almamıza neden olabiliyor. İşte severek tükettiğimiz kilo aldıran yiyecekler…

Kuru üzüm, kuru kayısı ve üzüm suyu içerisinde yüksek miktarda şeker barındırdığından aşırı tüketildiğinde kilo alımına neden olabilmektedir.

Fıstık ezmesi

100 gram fıstık ezmesinde yaklaşık 600 kalori vardır. 1 yemek kaşığı fıstık ezmesinde 100 kalori bulunur.

Tereyağı 

Balık ve et yağları yüksek miktarda kolesterol içerir fakat aynı zamanda kolesterol bakımından zengin olduğu için dikkatli tüketilmelidir. Örneğin 100 gram tereyağı yaklaşık 900 kalori, 100 gram balık yağı 910 kalori içerir.

Muz

Yüksek enerji değerlerine sahip olmasına rağmen kilo almaya çok etki edebilecek yüksek kalorilere sahip değildir. Muzun sahip olduğu lifler ve potasyum oranları, kilo alma diyetinize sağlık katmaya yetebilecek ölçülerdedir. Sahip olduğu şeker oranları sayesinde güzel bir atıştırmalık özelliği gösterir.

Peynir

Protein ve kalsiyum içeren peynir kilo aldıran yiyecekler arasında sayılabilir. Yağ oranı yüksek olduğundan dikkatli tüketilmesi gereken besinlerden arasındadır.

Kuruyemişler 

Badem, fıstık gibi kuruyemişler sağlıklı yağ asitleri, protein ve kalori bakımından zengindir. 1 avuç badem (18 gr) 161 kaloridir ve bu kalorinin 25'i karbonhidrattan, 116'sı yağdan ve 21'i proteinden gelmektedir.

Tam Yağlı Süt 

Bir bardak süt ile kilolara davetiye çıkarmak mümkün. Bir bardak sütte 150 gr Kcal ve 8 gr protein bulunmaktadır. Bu değerleri sayesinde sütün kilo alma dönemindeki rolü büyüktür. Ayrıca sütün sindirim sistemine yararı dokunan bir besin olduğu biliniyor.

Salata 

Salata aslında çok sağlıklıdır ama aynen makarna gibidir, aynı hatayı yapmayın. Salata yemek, çok sos eklemediğiniz zaman iyidir. Sağlıklı bir öğün olarak salata yiyebilirsiniz ama eklediğiniz sos ve diğer malzemeler ile masum görünen salatanızın kalorisini çok yükseltebilirsiniz.

Soya Fasulyesi  

Soya fasulyesi değerleri bakımından tıpkı peyniri andırmaktadır. 100 gr soya fasulyesinde 400 Kcal bulunur. Bunların haricinde içerdiği protein ise şaşkınlık verici derecededir. 100 gr soya fasulyesinde tam 36 gr protein mevcuttur. Magnezyum, kalsiyum ve demir kaynağı olan soya fasulyesi, kırmızı et değerleriyle benzeşir. Fakat hem ağırlık hem de fiyat olarak kırmızı etten daha avantajlıdır. Tüketimine dikkat edilmelidir. Yoksa ciddi anlamda kilo aldırabilir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • https://www.healthline.com/nutrition/18-foods-to-gain-weight
İçerik Kaynakları :
  • https://www.healthline.com/nutrition/18-foods-to-gain-weight
  • http://www.stylecraze.com/articles/food-supplements-to-gain-weight/#gref

Vücudunuzun Günlük Tuz Limitini Çoktan Aştığının 7 Kritik Göstergesi

Çok fazla tuz tüketmeniz sonucunda vücudunuzda ortaya çıkacak sorunları sizin için derledik. Bunlar çok kritik uyarılar. Mutlaka dikkate almanız lazım.

Diyetisyenlere göre vücudumuzun günlük ihtiyaç duyduğu tuz miktarı 1 çay kaşığı kadardır. Ancak yapılan araştırmalara göre bir kişinin günlük tükettiği tuz miktarı ortalama 2 çay kaşığıdır.

Aşırı tuz tüketimi hipernatremiye sebep olur ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

7.Şişlik

Eğer yüzüğünüz parmağınıza dar gelmeye başladıysa, ayaklarınızda şişlik hissediyorsanız veya sabah kalktığınızda gözleriniz şişmişse, büyük ihtimalle aşırı tuz tükettiğiniz içindir.

Aşırı miktarda tuz yediğiniz zaman vücudumuz fazla su tutmaya başlar ve vücüdumuzun belli noktalarında ödemler oluşur. Ödemlerin tedavisi için oldukça sıkı bir diyet programı uygulamak gerekir.

6. Aşırı susuzluk

Tuzun içinde bulunan sodyum vücudumuzdaki sıvıyı dengelemeye yardımcı olur. Çok fazla tuz tükettiğimiz takdirde ise vücudumuz fazla sodyumu dengelemek  ve diğer organların daha düzgün çalışması için daha fazla sıvıya ihtiyaç duyar.

Yani vücudumuz sodyum-su oranını dengede tutmaya çalışır ve bunu sağlamanın en kolay yolu su içmektir.

5. İdrar renginin değişmesi

Vücudumuzda biriken sodyum 2 nedenden ötürü idrar renginde ve idrara çıkma sıklığında değişikliğe sebep olur:

Çok fazla tuz tüketmek, fazla tuzu vücuttan dışarı atmak için böbreklerimizin daha fazla çalışmasını sağlar. Bu da idrara çıkma sıklığını arttıran ve idrarın rengini şeffaflaştıran böbrek rahatsızlıklarına yol açar.

Vücudumuzda çok fazla sodyum bulunması sıvı kaybına yol açar ve aşırı derecede sıvı kaybı sonucunda idrara çıkma sıklığı azalır ve idrarın rengi koyu sarıya döner.

4. Kemik ağrıları

Aşırı tuz tüketimi, güçlü kemik oluşumunu engelleyen bir unsurdur. Özellikle sofra tuzlarını çok fazla kullandığınızda böbrekler fazla sodyumu dışarı atamaz ve bu da kalsiyum kaybını inanılmaz derecede arttırır.

Kalsiyum eksikliği sonucunda ise zayıf kemikler, diş hastalıkları ve ileri seviyede ise kemik erimesi gibi problemler gözükmeye başlar.

3. Kas ağrıları

Vücudumuz için oldukça önemli iki element olan sodyum ve potasyum dengesini sabit tutmak, sağlığımız için oldukça önemlidir.

Bu elementlerin dengede olması, vücuttaki kasların düzgün çalıştığını gösterir. Aşırı tuz tüketiminde ise vücuda fazla sodyum girdiği için sodyum-potasyum dengesi bozulur ve kaslarda ağrı, kramp ve acı görülür.

2. Kalıcı baş ağrıları

Aşırı sodyum tüketimi kanımızın vücutta kapladığı hacmi yükseltir ve kan damarlarımızda daha fazla yer kaplar.

Damarlara baskı yapan yüksek hacimli kan ise yüksek kan basıncına (hipertansiyon) yol açar ve sürekli bir baş ağrısına neden olur.

1. Zihinsel problemler

Aşırı tuz tüketimi sonucunda ortaya çıkan hipertansiyon, beyninize giden damarlara zarar verebilir. Bu da sağlam düşünebilme yeteneğinizi etkileyebilir ve günlük hayatınızdaki işlerinizi yapmanızı engelleyebilir.

Bonus: Aşırı tuz alımını nasıl azaltabiliriz

Beyaz ekmek, pizza, sandviç, hamburger, salam, sosis, konserve balık gibi aşırı tuzlu fast foodlardan uzak durun.

Restoranlarda yapılan yemekler toplu yapılıdığı için gereğinden fazla tuz içerebilir. Dışarıda yemek yememeye özen gösterin.

Aldığınız ürünlerin etiketlerini, içerdikleri mineralleri ve özellikle sodyum oranlarını mutlaka kontrol edin.

Evde yaptığınız yemeklerde tuz kullanmak yerine, farklı baharatları kullanın. Taze veya kurutulmuş nane gibi bitkiler veya limon suyu, sirke gibi asidik ürünleri kullanarak yemeğin tuz oranını dengeleyin.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • https://www.rd.com/health/healthy-eating/too-much-sodium/
İçerik Kaynakları :
  • https://www.rd.com/health/healthy-eating/too-much-sodium/
  • https://www.curejoy.com/content/effects-of-eating-too-much-salt/

Kanserin ilacı, Karahindiba: İşte Tarifi

Bulgar devlet televizyonu kanserin ilacı bulundu diye yayın yaptı, AB ülkeleri ayağa kalktı. İşte o makale...

Karahindiba çayı kanser hücrelerini yok ediyor.

Karahindiba çayı kanser hücrelerini yok ediyor: Kemoterapiden 100 kat daha etkili inanılmaz bitki.

Karahindiba çayı, kanser hücrelerini etkileyerek 48 saat içerisinde çözülmelerini sağlar ve yeni sağlıklı hücrelerin hastalık kapmalarını engeller.

Çoğunlukla ihmal edilen bu bitki, birçok tıbbi özelliklere sahip ve yapmanız gereken tek şey, bu bitkiyi trafikten uzak, temiz yamaçlardan toplamak. Büyükannelerimiz, tıbbi özelliklerinin farkında olarak, karahindiba çiçeklerinden şuruplar yaptılar; ancak bilmedikleri nokta, karahindiba kökünün kanser hastalarına yardımcı olabileceğiydi.

Bilim adamları, bu bitkinin kökünün kemoterapiden daha iyi olduğunu keşfettiler; çünkü kemoterapinin aksine, karahindiba yalnızca kanserli hücreleri öldürüyor.

Bunun yanı sıra, diüretik özellikleri de var; öd salgılanmasını uyarıyor, karaciğeri temizliyor, alerji konusunda yardımcı oluyor ve kolesterolü düşürüyor. Ve yapısında B6 vitamini, tiamin, riboflavin, C vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, folik asit ve magnezyum gibi çok önemli vitaminler ve mineraller bulunduruyor.

Kanada Windsor Üniversitesi Kimya ve Biyokimya Bölümü bir araştırma yürüttü; sonuçlar, kanser hastaları için yeni bir umut teşkil ediyor. Karahindiba kökünün, vücuttaki sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri etkili bir şekilde öldürdüğü keşfedildi.

Araştırmaya göre, karahindiba çayı kanserli hücreleri etkiliyor ve vücuttaki herhangi bir sağlıklı hücreyi etkilemeden kanserli hücrelerin 48 saat içerisinde çözülmelerini sağlıyor.

Elde edilen sonuçlar, karahindiba kökü ile yapılacak devamlı tedavinin hastalardaki kanserli hücrelerin çoğunu yok edebileceğini gösterdi. Ekip, bu beklenmedik sonuçlar sayesinde, bu mucizevî bitki üzerindeki araştırmalarını devam ettirmek için ek destek aldı.

72 yaşındaki John di Carlo, sağlık mücadelesi kapsamında yoğun ve agresif kemoterapi tedavisi gördü ve üç yılın sonunda, son günlerini sevdikleri ile geçirmesi için evine gönderildi.

Doktorların hastalığı için fonksiyonel çözümler bulmada fazla alternatifleri olmadığını bilen di Carlo, son çare olarak karahindiba çayı içmeyi denedi. Ve yalnızca 4 ay sonra, hastalığında gerileme yaşandığı görüldü.

İŞTE SIR =>

Karaciğer ve böreğin en iyi dostu ve yol kenarından bile rahatlıkla toplayabileceğiniz “karahindiba” doğal bir şifa deposu…

Karahindiba Nisan ve Mayıs aylarında yetişen, çok yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir. Çiçekleri sarı, yaprakları yeşil olsa da bitkiye “karahindiba” denilmiştir.

Mısır ve Kıpçak Türkleri’nin “katagan”, Çağatay Türkleri’nin “saçratku” olarak bildikleri bu bitki günümüze “karahindiba” olarak gelmiştir.

Hindiba, Arapça kökenli bir kelimedir. Tedâvisi için kullanıldığı göz hastalığı trahomdan kaynaklandığı ileri sürülür.Anadolu’da acıgıcı, acıgünek, güneyik, çıtlık, cırtlık ve arslandişi olarak bilinse de en yaygın olarak kullanılan adı “radika”dır.

KARAHİNDİBA’NIN KULLANIM ALANLARI

Bitki uzmanları karahindibayı çoğu kez aşağıdaki durumların tedâvisinde kullanılır:2. tip şeker hastalığı Egzama Mide-bağırsak hastalıkları Romatoid artrit Karaciğer hastalığı Mide ekşimesi

KARAHİNDİBA’NIN FAYDALARI

Bitkinin tıbbi etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir…

Karahindiba sindirim sistemini düzenler: Karahindibanın en mühim etkisi sindirim sistemini düzenlemektir. Çay şeklinde hazırlanan bitki sindirim sistemini düzenleyerek iştahın açılmasında yarar sağlar.

Çayın tüketimi ile vücuda alınan besinlerin sindirilmesinde rol oynayan bakteriler ikaz edilerek harekete geçer. Bu sayede sindirim daha kolay gerçekleşir. Bitki çayı ayrıca gaz, kabızlık gibi sorunlara karşı da yarar sağlar.

Karahindiba’nın temizlik üzerindeki etkisi: Karahindiba çayı idrar söktürücü ve müshil etkisi yaratan bitkisel bir çaydır. Bu özelliği ile vücudun temizlenmesini sağlar.

Gıda yolu ile vücuda alınan suyun vücut tarafından kolaylıkla emilimine katkıda bulunarak toksinlerin, tuz fazlalığının ve zararlı maddelerin, karaciğer, mide ve idrar yollarında birikmesini önler. Bu sayede karaciğer ile alâkalı gelişecek hastalıkların oluşma olasılığını azaltır. Ayrıca idrar yollarında oluşabilecek enfeksiyonlara karşı da yararlı bir bitkidir.

Karahindiba kalbi güçlendiriyor: Karahindiba kökü kalp kaslarının kuvvetlenmesine yardımcı olur. Vücutta birikebilecek fazla tuzu dışarı atan bir özelliği olduğu için kalp sağlığını korumak için etkili bir bitkidir.

Kan şekeri düzeyini dengede tutar ve şeker hastalığı ataklarının hafiflemesine yardımcı olarak, kolesterol seviyesini dengeler.

KARAHİNDİBA ÇAYI NASIL HAZIRLANIR?

Karahindiba çayı için karahindiba bitkisinin kurutulmuş yaprakları kullanılır. Şayet çay taze hindiba yaprakları ile hazırlanacaksa aşağıda verilen ölçünün iki katı kullanılmalıdır.

Malzemeler : 

  • 6 çorba kaşığı kara hindibâ kökü (kurutulmuş)
  • 6 çorba kaşığı kara hindibâ yaprağı (kurutulmuş)
  • 4 su bardağı su

Hazırlanışı: 

4 su bardağı su ve kara hindibâ kökü uygun bir kabın içine alınarak 20 dakika kadar kaynatılır. Kaynayan su kara hindibâ yaprakları üzerine dökülerek ağzı kapatılır ve 15 dakika kadar demlenir. Hazırlanan çay tazeliğini yitirmeden hemen içilmelidir.

Tarif-2

  • 1 su bardağı kavrulmuş karahindiba 
  • Karanfil
  • Tarçın 
  • Rezene tohumu
  • Zencefil kökü
  • 1 tutam karabiber
Hazırlanışı: Kavrulmuş karahindiba hariç eşit ölçülerde bütün baharatlar uygun bir tavaya alınarak 20 dakika kadar kavrulur.

Kavrulan baharatlara karahindiba eklenerek 1 dakika kadar daha kavrularak ocaktan alınır. Hazırlanan kürden 1 su bardağı kaynar suya 1 yemek kaşığı alınarak karıştırılır ve 10 dakika demlenerek içilir. Tadı acı olabileceğinde bal ile tatlandırılarak tüketilebilir.

KARAHİNDİBA CİLT BAKIMI İÇİN NASIL KULLANILIR?

Karahindiba yaprakları kaynatılmış suya ilave edilerek 10 dakika kadar demlenir. Demlenme süresi tamamlandıktan sonra ciltte oluşan problemlere karşı bir pamuk yardımı ile sürülür.

KARAHİNDİBA İLE İLGİLİ İKAZLAR VE TEDBİRLER

Karahindiba genellikle güvenilir bir bitki olarak düşünülür. Ancak bazı insanlarda midede ekşime ve diğer mide sorunları ile ishal gibi yan etkiler görülebilir.

Karahindiba, kanaryaotu, krizantem, kadife çiçeği, papatya, sarı papatya, civan perçemi veya iyot allerjisi olanlar bu bitkiyi kullanmaktan kaçınmalıdır. Safra kesesi iltihaplı ya da enfekte olmuş olanlar veya safra kanalları tıkalı olanlar da karahindibanın tıbbi gayeyle kullanımından kaçınmalıdır.

KARAHİNDİBA NASIL KULLANILMALIDIR?

Karahindiba % 5e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller yönünden de zengindir. Bu sebeple yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp acı hindiba kahvesi ve çay olarak içilir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • http://www.peacefuldumpling.com/wp-content/uploads/2015/05/dandelion-edible-greens.jpg
  • http://www.emeraldlawnsaustin.com/wp-content/uploads/2013/06/dandelion.jpg
  • https://cdn.wellnessmama.com/wp-content/uploads/dandelion-uses.jpg
İçerik Kaynakları :
  • https://www.organicfacts.net/health-benefits/herbs-and-spices/health-benefits-of-dandelion.html
  • http://www.seedsupplements.com/rain-seed-nutrition/dandelion/
  • https://sunwarrior.com/healthhub/11-health-benefits-of-dandelion-leaves-and-dandelion-root
  • http://www.care2.com/greenliving/celebrating-dandelions-health-benefits.html

ÖNEMLİ UYARI

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.

Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.

Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.

Bu sitede yazılan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktorlarına danışarak kullanmalarında fayda vardır.