Ağızda Dağılan Harika Bir Kurabiye : Elmalı Kurabiye

Ağızda dağılan harika bir elmalı kurabiye yapmak istiyorsanız doğru adrestesiniz! Bu şekil ile harika bir sunumu oluyor, siz dilediğiniz şekli de verebilirsiniz.

Şimdi elmalı kurabiye yapımı için gerekli malzemelere göz atalım ve tarife geçelim.

Malzemeleri

Hamuru için;

  •     200 gram yumuşamış margarin ya da tereyağ
  •     2 tepeleme yemek kaşığı yoğurt
  •     2 tepeleme yemek kaşığı nişasta
  •     1 çay bardağı sıvı yağ
  •     1 paket vanilya
  •     Yarım paket kabartma tozu
  •     Yarım çay bardağı toz şeker
  •     3,5 – 4 su bardağı un
İç malzemesi için;

  •     4 adet elma
  •     4 yemek kaşığı şeker
  •     1 dolu yemek kaşığı margarin ya da tereyağ
  •     1 tatlı kaşığı tarçın
  •     1 avuç ceviz içi
Üzeri için;
  •     Bol pudra şekeri

İlk önce elmalı kurabiye harcı hazırlanır ve soğutulur. Harcı için elmalar derince bir tavaya rendelenip, şekeri ve yağı ilave edildikten sonra suyunu bırakıp çekinceye kadar kavrulur.

Kavrulunca tavanın altı kapatılıp tarçın ve ceviz ilave edildikten sonra soğuması için bir kenara alınır.

Kurabiye hamuru için bir kaba un hariç diğer malzemeler alınıp iyice karıştırılır. Un da yavaş yavaş eklenerek kulak memesi kıvamında bir hamur elde edilir.

Şimdi elmalı kurabiye şeklini vermeye gelelim. Biz saklama kabı kapağı ile yaptık. Siz de dilediğiniz gibi şekil verebilirsiniz. Benim yaptığım şekil çok şık oldu. Hem göze hem de mideye hitap ediyor. 🙂 Patates dilimleyici ile şekil verebilir ya da delikli bir kaba bastırarak kalburabastı şeklinde de hazırlayabilirsiniz.

Hamuru biraz yaydıktan sonra içerisine soğutulan iç harçtan koyulur ve istenilen şekil verildikten sonra yağlı kağıt tepsiye dizilir.

Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında hafif pembe bir hal alıncaya kadar pişmeye bırakılır. Fırından çıkan kurabiyeler soğuduktan sonra da üzerine bolca pudra şekeri serpiştirilir ve servis yapılır.

Elmalı kurabiye tarifi işte bu kadar basit. Bu ölçüler ile yaklaşık 45 – 50 adet kurabiye çıkıyor. Kurabiyeleri saklama kabında muhafaza etmeyi unutmayın.

Bu güzel tarif için

instagram.com/neslinin_mutfagi_

’na teşekkür ederiz. Nesli'nin Mutfağı şahane tariflerden oluşan çok güzel ve özel bir mutfak. Kendisini instagram'dan takip etmeyi unutmayın lütfen.

İngiliz Doktor 3 Yaşındaki Oğlunu Kelle Paça Çorbası İle İyileştirdi

İngiltere’ de yaşayan Nöroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. Natasha Campbell McBride, henüz 3 yaşındayken otizm tanısı alan oğlunu, “Tüm hastalıklar bağırsakta başlar” sözünden yola çıkarak geliştirdiği sistemle sağlığına kavuşturdu.

Yaptığı çalışmalarda otizmin yanı sıra birçok hastalığın sebebinin de bağırsak florasındaki dengesizlik olduğunu ortaya koyan McBride, geliştirdiği Bağırsak ve Psikoloji Sendromu için Doğal Tedavi Yöntemi (GAPS Tedavi Protokolü) ile çok sayıda hastanın da iyileşmesine katkı sağladı.

Olmazsa Olmaz Kelle Paça

GAPS Tedavi Protokolü’nün olmazsa olmazlarının başında kelle paça çorbası gelirken, taze et, balık, yumurta, fermente sebze, yoğurt, peynir gibi mayalanmış ürünler de sistemin en önemli besin araçları olarak öne çıkıyor.

Geliştirdiği yöntemle tüm dünyada ismini duyuran Dr. McBride, çeşitli eğitimler sonucunda sistemin öğretildiği yaklaşık 2 bin hekimin desteğiyle de farklı bölge ve ülkelerdeki hastalara umut olmak için çaba sarf ediyor.

Dr. McBride, Sağlık Bakanlığının davetlisi olarak katılacağı, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilecek “Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi”nde de geliştirdiği yöntemin ayrıntılarını, bu yoldaki deneyimlerini tıp camiasıyla paylaşacak.

Şuanda 25 Yaşında Oğlum Normal Bir Hayat Sürüyor

Kongre öncesi Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde düzenlenen sempozyumlara da katılan Dr. Natasha Campbell McBride, oğlunun otizmden kurtulma hikayesini AA muhabirine anlattı.

Dr. McBride, oğlunun otizm tanısı almasının ardından, hastalıkla ilgili öğrenme eğrisinin hızla arttığını ve bu alanda çok fazla araştırmayla çalışma yapmaya başladığını söyledi.McBride, “Şu anda 25 yaşında olan oğlum sağlıklı ve normal bir hayat sürüyor.

Bu da bana otizmin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu gösterdi. Kliniğimde otistik çocukları olan ailelerle çalışıyoruz. Bugün binlerce çocuk otizm tedavisi alıp, iyileşmiş durumda.” dedi.

Natasha Campbell McBride, “Otizmden muzdarip çocuk ve ailelere baktığımda, evet çocukta otizm tanısı var.

Ancak kardeşlerin otizm olmasa dahi çok sağlıklı olmadığını gözlemledim. Diğer çocukların sindirim sistemleriyle ilgili sorunları olabiliyor. Egzama ya da hiperaktif olabiliyor. Anne ya da babalarına bakıyorum; onların da çok farklı kronik hastalıkları var.

Tüm Hastalıklar Bağırsakta Başlar

Evet, otizm değil ama otizme sebep olan aynı kök sebebin bu hastalıkları da beraberinde getirdiğini gözlemledim.”ifadelerini kullandı.Deneyimlerinin kendisine “Tüm hastalıklar bağırsakta başlar” sözünü öğrettiğini dile getiren McBride, şunları kaydetti:

“Tüm hastalıklar sindirim sisteminde başlıyor. Çünkü hastalıklar bağırsak florasına yerleşiyor. Zaten vücudumuzda mikropların olduğunu biliyoruz ama bence bunun boyutuyla ilgili bilgilerimiz eksikti. Son araştırmalara göre vücudumuzdaki hücrelerin yüzde 90’ı ki bu çok büyük bir oran, bağırsak florasında yaşıyor. Sağlıklı bir insan vücudunda belli bir mikrop dengesi var.

Antibiyotikler, kimyasal şeyler, beslenme bozuklukları, hava kirliliği bunların sonucunda da mikrop dengesi bozuluyor.

Bundan sonra besinler yanlış sindiriliyor, böylece kan dolaşımı sistemine binlerce kimyasal giriyor. Bunların bir sonucu olarak da hastalıklar meydana geliyor.

Zaten GAPS’ın nedeni de bu denge bozukluğu. Aslında otizmli çocukların tamamında beynin normal olduğunu görüyoruz ama bu çocukların bağırsak florası anormal. Çocuk bu yapıyı da ailesinden alıyor.

Ebeveyinden Çocuğa Geçiyor

Ebeveynin bağırsak florası anormal olduğu için o da aynen çocuğa geçiyor. Bunun sonucunda sindirim sistemi nedeniyle çocukta toksisite oluyor. Yani yediği, içtiği şeyler aslında beyni büyütmesi gerekirken, tam tersine çocukta toksisiteye sebep olarak disleksi, epilepsi, hiperaktivite, şizofreni gibi sorunlara yol açıyor.”

Tüm dünya genelinde milyonlarca otistik çocuk olduğunu aktaran McBride, “Otistik çocukların hepsinin beyinleri, bağırsak florası dengesinin bozukluğu nedeniyle zehirleniyor. Bebekler 5 duyu organlarıyla dünyayı keşfediyorlar.

Tüm bu bilgiler beyinde işleniyor ve çocuk normal şekilde büyüyor. Ama otistik çocukların beyninde toksinler, zehirler olduğu için ne yazık ki 5 duyu organıyla aldığı bilgileri işleyemiyor. Orada bir sorunla karşılaşıyoruz.

Bağırsak Florası Dengeli Hale Geliyor

Bu toksinlerin yapısına bağlı olarak çocukta ya otizm ya hiperaktivite ya da disleksi oluşuyor.” ifadelerini kullandı. Dr. Natasha Campbell McBride, GAPS beslenme protokolünü oğlu ve binlerce hastaya bakarak oluşturduğunu ifade ederek, “Nedir bu protokol?

Bağırsak florasını tekrar dengeli hale getiriyoruz. O patojenik mikroplardan kurtulup, onların yerine dengeli, sağlıklı bakterileri yerleştiriyoruz. Bir de bağırsak duvarını tamir ediyoruz.

Yani toksisite akışını durduruyoruz. Bunu yapabildiğimizde vücut kendi kendini temizleyen bir yapı olduğu için beyin, kalp, akciğerler, dolaşım sistemleri temizleniyor. Bunlar gerçekleştirilince çocuk tekrar öğrenmeye başlıyor. Beyni temizleniyor, artık otizmle ilgili bir sorun yaşamıyor.” şeklinde konuştu.

Ne Yediğiniz Çok Önemli

APS beslenme protokolünde en önemli şeyin diyet olduğunu belirten McBride, “Ne yediğiniz çok önemli. Sindirim sistemimiz uzun bir tünel gibi. Oraya ne verirseniz karşılığını alıyorsunuz. O yüzden gıda bizim en önemli ilacımız aslında. Sağlıklı beslenme de aslında geleneksel Türk mutfağına çok çok benzer.

Yani sağlıklı beslenme için, geleneksel Türk mutfağı diyebilirim. Neler vardır mesela? Taze et, balık, yumurta, fermente sebze, yoğurt, peynir gibi mayalanmış ürünler. Bunların hepsi beslenme protokolünün olmazsa olmazlarından. Bir de çorba çok önemli. Çorba da bildiğim kadarıyla geleneksel Türk mutfağında önemli rol oynuyor.

En Değerli Besin Kelle Paça Çorbası

Mesela hayvanın kafasıyla, ayaklarıyla yapılmış çorbalar var. Bizim de GAPS protokolünde önerdiğimiz en değerli besinlerden biri bu kelle paça çorbasıdır.” şeklinde konuştu. Dr. McBride, “Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi”ne davet edilmesiyle ilgili de “Bu davet benim için çok kıymetli.

Gerçekten şükran borçluyum.” diyerek, memnuniyetini dile getirdi. GAPS’a ilişkin pek çok doktor ve akademisyenin eğitim aldığını, tüm bunların da çok umut verici olduğunu vurgulayan McBride, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çünkü bunların sonucu tıpta müdahalelere, uygulamaya yansıyor. Ancak 250-300 doktor kocaman bir okyanusta damla gibi. Çok daha fazlasına ihtiyacımız var. Önümüzdeki hafta gerçekleşecek kongre bilgiyi yaymak için önemli bir adım. Bunun için de çok mutluyum. Aslında vücut inanılmaz bir yapı. Kendi kendini iyileştirme mekanizmasına sahip.

Vücudun aslında bir doktora, ilaca, diyete de ihtiyacı yok. Vücut kendi kendini aslında iyileştiriyor yeter ki o mekanizma için doğru aracı verin. İşte o da beslenme. Türkiye’de zaten eski geleneksel Türk mutfağına baktığımızda tüm sağlıklı yemekleri, tarifleri bulacaksınız.

Ancak gıda sektörü tarafından değiştirilmiş olanları demiyorum. Eski tarifleri bulup, onları canlandırmamız lazım. Çünkü eskiden insanlar gayet sağlıklı yaşıyordu. Tekrar o tariflere dönebilirsek bunu yine yapabiliriz.”

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • Dr. McBride
İçerik Kaynakları :
  • Dr. McBride

ÖNEMLİ UYARI

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.

Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.

Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.

Bu sitede yazılan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktorlarına danışarak kullanmalarında fayda vardır.