Ana içeriğe atla

Greyfurtun Sırları: Sağlık ve Lezzet Dolu 8 Etkileyici Bilgi



Greyfurt özellikle Çin ve Amerika topraklarında yetişen dışı turuncu ve sarı, arasında seyreden acı ve ekşi tadı bir arada barındıran bir kış meyvesidir. Çekirdeksiz haline de rastlayabileceğiniz greyfurtun bazı bölgelerde çekirdekli hali daha çok tüketilmektedir. Portakal ile aynı familya grubunda yer almaktadır. Greyfurt portakal familyasından en sulu şeklidir. Greyfurt yenilmekten çok suyu tüketilmektedir. Özellikle kendi gibi sulu ve bol C vitamini içeren meyvelerle beraber rastlamak mümkündür. Greyfurta dünyanın her kısmında rastlayabilirsiniz. Çok çeşitli kullanım alanı ve bol C vitamini içerdiğinden dolayı meyve severler kış mevsiminde asla mutfağından eksik etmezler.

Greyfurtun lif oranı oldukça yüksektir. Aynı zamanda protein miktarı da lif oranı gibi yüksektir. Greyfurt yüksek potasyum barındırmasa da Pantotenik asit, Niasin, Tiamin, Riboflavin, Piridoksin, A vitamini, C vitamini, E vitamini ve K vitamini gibi birçok maddeyi de aynı zamanda bünyesinde barındırıyor.

Birçok minerali ve vitamini içeren bu meyvenin vücudumuz için oldukça faydaları bulunmaktadır. Ancak şöyle bir liste çıkaracak olursak oldukça önemli 8 işlevi vardır. Bu 8 işlevden illaki biri sizi markete götürüp greyfurt almanıza sebep olacaktır.

1. Yüksek miktarda su içermektedir

Yüksek miktarda su içerdiğinden dolayı tüm mineral ve vitaminlerden oldukça hızlı şekilde yararlanırız. Aynı zamanda vücut ölçülerinizle barışmanıza da sağlamaktadır. Greyfurt gibi yüksek su içeren besinler vücudun tokluk hissini de arttırır. Greyfurt da bu besinlerden biri olduğu için kilo vermenizi sağlayacaktır. Her meyvenin sahip olduğu bir şeker oranı vardır. Greyfurtta bu şeker oranını normal meyvelere göre az hissederiz. Bunun sebebi bol miktarda su içerdiğindendir. Bu sayede greyfurt tükettiğiniz taktirde insülin dengenizi bozmamış olur ve şeker ile karşılaşmazsınız. 

2. Görüş kalitesini arttırır

Greyfurt üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar sonucu artık tüm dünyada bilindiği üzere greyfurtun görme konusunda önemli rol oynamaktadır. Yaşlılığın neden olduğu görme kalitesindeki düşüklüğü yüksek oranda azaltmaktadır. Ayrıca göz yorgunluğunu giderir ve bu sayede de gün içinde ve akşam gözlerinize çöken yorgunlukla ortaya çıkan göre kalitesindeki bozukluğu yok eder. Göz üzerindeki yüksek sağlık arttırıcı etkisi ile bilinen havuç ile greyfurtun bir araya geldiği meyve sularını göz yorgunluğu ve yüksek görme kaliteniz için bol bol tüketmeniz gerekiyor.


3. Kanser riskini azaltır

Greyfurtun içeriğinde yüksek oranda flovanoid bulunmaktadır. Flovanoidler ise vücutta kansorejen maddeler ile savaş halinde olan en önemli savaşcılardır. Yüksek miktarda mineral ve vitamin içerdiğinden dolayı vücut fonksiyonlarının düzenini sağlar. Bu sayede greyfurt tüketen kişilerin bağışıklık sisteminin yüksek olduğu rastlanmaktadır. Kanserin en büyük başlama sebeplerinden biri olan düşük bağışıklığı tamamen yok olmaktadır. Ayrıca greyfurt içeriğindeki özellikler sayesinde vücutta bulunan enfeksiyonları da ortadan kaldırmaktadır. Vücudunda enfeksiyon bulunan kişilerde yapılan araştırmalara göre greyfurt tükettiklerinde bu enfeksiyon değerlerinin düştüğüne saptanılmıştır. 


4. Karaciğeri temizler

Greyfurt içeriğinde bol miktarda antioksidan barındırmaktadır. Antioksidanlar vücutta genel olarak temizleme görevi görürken greyfurtta bulunan diğer maddelerle beraber karaciğer temizliği de sağlanır. Karaciğer rahatsızlığı yaşayan hastalara özellikle greyfurt tüketmeleri tavsiye edilir. Karaciğer iç temizliği ile yakından ilgilenen greyfurtun, aynı zamanda karaciğer yağlanmasını da engellediği söylenmektedir.

5. Kolesterol riski

Greyfurt içeriğinde antioksidan barındırdığından dolayı vücut için oldukça önemlidir. Özellikle kolesterol seviyesi yüksek olan kişilerin diyet listesinde greyfurta rastlamamız oldukça yüksek bir olasılıktır. Bunun sebebi antioksidan yönünden zengin olmasıdır. Düzenli olarak tüketilen greyfurtun kolesterol seviyesini %13 kadar düşürdüğü araştırmalarla gözlemlenmiştir. Ayrıca kan dolaşımına ve kalbe olan olumlu etkisi ile kan dolaşımını hızlandırarak yüksek metabolizma hızı ile kolesterol seviyesi üzerinde yine oldukça olumlu etkisini gösterir.

6. Böbrek taşı

Böbrek taşı düşürenlerin hepsi ne kadar sancılı bir süreç olduğunu bilirler. Greyfurt yüksek miktarda asidik özelliği bulunduğundan dolayı idrarın pH seviyesinin asidik özelliğini arttırır ve böbreklerde bulunan taşların parçalanmasına sebep olur. Bu sayede büyük acılara sebep olan böbrek taşlarınızdan kurtulabilirsiniz. Böbrek taşı tedavisi sırasında gönül rahatlığıyla ve bol bol tüketebilirsiniz.

7. Astıma şifa

Son zamanlarda sık sık adını astım çalışmalarında duyduğumuz greyfurtun, içeriğindeki yüksek C vitamini ile astım ataklarını azalttığı gözlemlenmiştir. Özellikle küçük çocuklarda da tıkanıklık ve öksürük gibi problemlerin çözümünde de greyfurtun kapısını çalabilirsiniz.

8. Parlayan bir cilt için

Cildiniz birçok vitamin ve mineral açısından beslenmek ister. Bu eksikliklerin hepsini tamamlayamadığınız sürece karşınıza hep pürüzlerle çıkar ve istediğiniz görüntüye sahip olamazsınız. Cilt bir kez bozulduğu zaman da kolay kolay toparlanamayabilir. Greyfurt bu noktada yardımımıza yetişecektir. Greyfurt vitamin ve mineral bakımından oldukça zengindir. Özellikle cildinizi koruma ve cildinizde bütünlük kazandırma yönünden bol miktarda vitamin ve mineral içermektedir. Düzenli olarak greyfurt tükettiğiniz taktirde cildinizde beklediğiniz görüntüye sahip olabilirsiniz. Greyfurtu çeşitli cilt maskeleri yaparak ve tüketerek kullanabilirsiniz. Hemen hemen her cilt tipine uygun olan greyfurtun yüksek asidik özelliğinin hassas ciltlerde zararlara yol açmaması için seyreltilerek ve başka maddelerle bir arada kullanılarak cilde uygulanması doğru  bir davranış olacaktır.


ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Evde Çekirdekten Hurma Ağacı Nasıl Yetişir? (Videolu Anlatım)

Evde Saksıda Hurma Tohumu Çimlendirme Hurma ağacı sıcak iklime uygun bir bitkidir ancak tüm bitkilerde olduğu gibi bitkinin optimum istekleri karşılandığında evimizde yetiştirebiliriz. Hurma ağacını da evimizde yetiştirebileceğimiz üstelik çok hoş bir salon bitkisi olabilecek palmiyelerden biridir. Çekirdekten hurma ağacı yetiştirmenin kolay yolu var. Hurma çekirdeğini kuruyana kadar bir kaç gün sıcak bir alanda bekletip daha sonra su çekene kadar ılık su içinde bekleterek çimlenmesini sağlamak. Su çektiğini anlamanın en kolay yolu çekirdeğin şiştiğini görmektir. Hurma tohumlarını en az 3 gün bir bardak suyun içinde bektin. Hurma çekirdeği şiştikten sonra onu bir kap içerisine ıslak talaş içerisine ekin ve talaşın nemli kalmasını sağlayın. Yaklaşık bir ay sonda hurma ağacınız filiz verecektir ve bitki boyu 10 cm olduğunda onu kum karıştırılmış kaliteli bir torf içerisine alıp yetiştirmeye devam edebilirsiniz. Sonra uygun bir saksıya tohumları ekin. Toh...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Senede 1 Bu Karışımı Evine Uygulayanın Evine Böcek Girmez

Evinizden çıkmayan inatçı böceklerinden kurtulmak için bu karışımı hazırlamalı ve 4-5 gün üst üste uygulamalısınız. Ardından böceklerin kaçtığını, kaçmayanların da öldüğünü göreceksiniz. Özellikle hamam böceği görünümü ve hareketleri nedeniyle oldukça ürkütücü ve tiksindirici bir haşeredir. Birçok kişi karşı karşıya gelmekten bile korkarken kimileri de düşünmeye dahi dayanamaz. Tüm bunların yanında kimse evinden sürekli olarak üreyen hamam böceği ailesinden birey görmek istemez. Marketlerde satılan kimyasal ürünleri kullanarak kendinizin ve evdeki sevdiklerinizin sağlığını riske atabilir ya da kendi böcek savıcı ilacınızı kendiniz hazırlayabilirsiniz. Çünkü bu böcekler ile mücadele etmezseniz evinize sık sık bakteri taşıyacaklar, kısa sürede hastalık derecesine varan sonuçlar ile karşılaşabileceksiniz. Doğal böcek ilacı nasıl hazırlanır? Vereceğimiz tarifi uygulamadan önce ilk olarak aşağıdaki önlemleri almalısınız. Çöp kutusunu günde bir boşaltmal...

EVDE TAŞ GİBİ SERT, UZUN SÜRE EKŞİMEYEN YOĞURT NASIL YAPILIR?

En güvenilir olan dahi katkı maddesi var. Biliyoruz, biliyorsunuz aslında… Ama evde yapılan yoğurtlar genelde çok sıvı ve ekşimtrak olduğu için ve bu da yemeğin tadını bozduğu için haliyle evde yapmaya vakti olanlar dahi hazır alıyor yoğurdu. Yoğurt yapanların en büyük şikayeti : Yoğurdun cıvık olması.. Peki nedir taş gibi yoğurt yapmanın sırrı? Yoğurdun cıvık olmaması için yani taş gibi sert  olması için, ilk önce yoğurdu mayaladığınız kabın fazla sarmalanmaması gerekir. Özellikle yaz sıcaklarında fazla sarmalanması yoğurt mayasının cıvık olmasına sebep olacaktır. Çünkü yoğurt soğuyana kadar yoğurdun içerisinde yeteri kadar maya üremez. Bu da yoğurdunuz daha sulu bir kıvam almasına yol açar. Ayrıca inek sütü yerine keçi, koyun veya bulabilirseniz manda sütü tercih ederseniz daha sert bir kıvam elde edersiniz çünkü inek sütü keçi ve koyuna göre daha az yağlıdır. Sert kıvam için yukarıdaki püf noktalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Peki çabuk ekşimemesi ...

Bahçende Ezdiğin Mor Hazineyi Keşfet: Bu Bitki Isırgan Değil, Doğanın Bedava İlacı!

İlkbaharın o tatlı esintisiyle birlikte bahçenizi, yol kenarlarını veya boş arazileri bir anda kaplayan, üzeri morumsu ve tüylü o minik çiçekleri gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman bahçeyi sardı, yolup atayım" diyerek kökünden söktüğü mor ballıbaba (Lamium purpureum), aslında doğanın uyanışını müjdeleyen en dost canlısı ve besleyici bitkilerden biridir.  Adında "ısırgan" veya "ballıbaba" geçse de, gerçek ısırgan otuyla uzaktan yakından alakası yoktur; sizi asla ısırmaz veya teninizi yakmaz. Nane ailesinden (Lamiaceae) gelen bu asil bitkiyi kare şeklindeki gövdesinden, kalp şeklindeki yumuşacık tüylü yapraklarından ve o harika pembe-mor borumsu çiçeklerinden şıp diye tanıyabilirsiniz. Üstelik şifalı bitkilerle yeni ilgilenmeye başlayanlar için doğadaki en kusursuz başlangıçtır; çünkü hem bulması çok kolaydır hem de içi baştan aşağı sağlık doludur. Mor Ballıbabanın Sağlığınıza Şaşırtıcı 6 Faydası 1. Gerçek Bir ...