Ana içeriğe atla

SAÇLARA YENİDEN HAYAT BULDURAN BİTKİ : ISIRGAN OTU


İNCE TELLİ, DÖKÜLEN, PÜSKÜLLEŞEN, YIPRANMIŞ, CANSIZ GÖZÜKEN SAÇLARI HAYATA DÖNDÜRMENİN YOLU : ISIRGAN OTU KÜRÜ



Yıpranmış, matlaşmış, cansızlaşmış saçlarınıza en iyi bu kür gelir. İnce telli ise, dökülüyorsa, kepek probleminiz varsa ya da püskül püskül olmuşsa saçlarınız, ısırgan otu tam size göre.  Saçlarınız için yapacağınız bu doğal kür kısa zamanda sonuç alacaksınız. Isırgan otu son derece faydalı bir ottur. Özellikle bir çok şampuanda bu ottan faydalanılır.

Isırgan Otu içeriğinde histamin, potasyum tuzları, formik asit ve organik asitler içerir. Aynı zamanda C vitamini bulunmaktadır, bunun yanında A ve D vitaminlerini de içerir.


Isırgan Otu tabi sadece saçlara iyi gelmez. Bilinen yararları arasında özellikle böbrek ve mesane taşlarının oluşumunu önlemesi ile taşların tedavisi de vardır.


Ayrıca egzamanın tedavisinde, dolaşım rahatsızlıkları ile kan rahatsızlıkların tedavilerinde de kullanılır. Kan yapıcı özelliği, kabızlığın giderilmesinde, soğuk algınlıklarının tedavi edilmesinde, vücutta oluşan ödemin giderilmesinde, romatizmal rahatsızlıklar ile gut hastalığının tedavisi aşamalarında da destek güç olarak başvurulan bir bitkidir.
Saçlarınızı tedavi etmek için kullanacağınız kürün hazırlanması son derece basittir. Bunun için 2 sap ısırgan otunu yaprakları ile birlikte küçük bir tencereye koyun. Üzerine 1 su bardağı kadar kaynar su dökün. Ocağın altını açıp, 4-5 dakika kadar kaynatın.


Kaynadıktan sonra ocağın altını kapatıp, 10 dakika kadar dinlendirin. Bu sürede ısırgan otu demlenecektir.


Demlenen ısırganın suyunu güzelce süzün. Hatta lapasında kalan suyu da süzgeçte bir kaşık yardımı ile ya da eliniz ile bastırarak iyice çıkmasını sağlayın. Süzülen bu suyu saç diplerinize parmak uçlarınız ile masaj yaparak yedirin.


Bu uygulamayı her gün düzenli olarak yapın. 1 hafta kadar kısa sürede saçlarınızdaki inanılmaz değişimi göreceksiniz. Dökülmeler azalacak, kepek probleminiz gidecek, saçlarınız canlanacak.

Isırgan otunun saçlara faydasının yanında diğer faydalarını tek bir liste altında toplamak gerekirse, aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.

  • Soğuk algınlığına iyi gelir
  • Artrit semptomlarını hafifletir
  • İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır
  • Karaciğeri temizler
  • Sindirimi düzenler
  • İdrar söktürücüdür
  • Yüksek miktarda demir içerir
  • Anemi tedavisinde yardımcı olarak kullanılır
  • Sindirim sistemini ve diğer organları temizler
  • Böbrekleri temizler
  • Öksürüğe iyi gelir
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...


Görsel kaynaklar:
  • https://eunatural.com/wp-content/uploads/how-to-get-thicker-hair-final.png
İçerik Kaynakları :
  • http://www.livestrong.com/article/271267-how-nettle-root-works-for-hair-loss/
  • http://www.luontoportti.com/suomi/en/kukkakasvit/white-dead-nettle
  • https://en.wikipedia.org/wiki/Lamium_purpureum
  • http://identifythatplant.com/three-easily-mixed-up-early-spring-plants/

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Japon Çocuklarının Uysal Olma Nedenleri (Muhteşem, Herkes Okumalı)

Japon halkının karakteri dünyada birçok kesimlerce beğenilmektedir. Onların, aşırı büyük trajedileri muazzam bir stoacılıkla karşıladıklarını görürüz. Hiçbir durumda kontrolü ve kolektif bilinci kaybetmezler. Ayrıca, başkalarına gösterdikleri büyük saygı ve iş ahlakı ile bilinirler. Sadece Japon yetişkinler değil, çocuklar da Batı dünyasında gördüğümüz şeylerden çok farklıdır. Çok genç yaştan itibaren, yumuşak huylu ve nazik olmak ile meşhurlardır. Japon çocuklar öfke nöbetlerine girmez ve kontrolü kaybetmezler. “ Başarısız bir şekilde kendi tepkilerini kontrol etmeye çalışmak, korkunun köleliğine yol açan senaryosudur. ” – Giorgio Nardone Japonlar, kendini kontrol etme, saygı ve dizginleme değerlerinin hakim olduğu bir toplum oluşturmayı nasıl başardı? Çok katı oldukları için mi disiplinli bir topluma kavuştular? Ya da belki, çocuk yetiştirme stratejileri etkili kalıpları mı içeriyor? Bu konuyu daha ayrıntılı olarak inceleyelim. Japonlar aileye çok öne

Temizlikte Asla Sirke Kullanmamanız Gereken 6 Yer

Kimyasal kullanmamak için çoğu zaman ev temizliğinde sirke kullanırız. Ancak ev temizliğinde sirke her zaman yarar sağlamıyor. Evinizde kullandığınız birçok noktada sirke yarar yerine zarar verebiliyor. İşte ev temizliğinde asla sirke kullanmamanız gereken yerler. Sirke yemekler dışında temizlik konusunda da çoğu ev hanımının kurtarıcısı haline geldi. Yer silmeden çamaşır makinesinde yumuşatıcı olarak kullanmaya, dibi tutmuş tencereleri temizlemeye kadar daha birçok şeyde sirke kullanılıyor. Ancak sirke ev temizliğinde bir numaralı yardımcınız olsa da asla kullanılmaması gereken yerler var. İşte ev temizliğinde sirkeyi kullanmamanız gereken yerler 1 : Granit ve mermer mutfak tezgâhları  : Sirke içerisinde yer alan yoğun miktardaki asit nedeniyle granit ve mermer yüzeylere zarar verebilir, lekelenmeler oluşmasına neden olabilir. 2 : Ütüdeki yanık lekeleri  : Bayanların korkulu rüyası haline gelen ütü üzerine yapışmış yanık lekeler

Çamaşır Yumuşatıcının Harikalar Yarattığı Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz 7 Yer

Bazı temizlik malzemeleri kullanım amaçlarının dışında da kullanılabiliyorlar. Evinizde kullandığınız birçok temizlik ürünü farklı alanlarda da kullanılabiliyorlar. Bunlardan biri de yumuşatıcı. Sadece kıyafetlerinizi yumuşatmakla kalmıyor aynı zamanda evinizin pırıl pırıl olmasını sağlıyor. Kulağa garip gelse de yumuşatıcılar, temizlik ürünlerinden daha fazla işe yarıyorlar. Yumuşatıcıyla yapabileceğiniz yedi farklı şeyi gördükten sonra siz de hak vereceksiniz. 1- Pencereler :  Pencereleriniz mi kirlendi? Sıkıntı yok! Hemen suyun içine yumuşatıcı ekleyin. Sprey şişesine koyup pencerelerinize sıkın ve kuru bezle camlarınızı temizleyin. Pencerelerinizin nasıl parladığını görünce siz bile şaşıracaksınız! 2- Yerler :  Yumuşatıcılar, sadece kıyafetlerinizi yumuşatmakla kalmaz aynı zamanda yerleri de pamuk gibi yapar. Ilık suyla yumuşatıcıyı karıştırın ve karışımla yeri paspaslayın. Yerde en ufak bir toz kalmayacak ve sert zemininizin yumuşadığını

Asla Buzdolabına Koymamanız Gereken 11 Yiyecek -

Mesela ekmeği buzdolabında mı, dondurucuda mı yoksa ekmek kutusunda mı saklamalıyız? Domatesi dolaba mı yoksa mutfak dolabına mı koymalıyız? Buzdolabına konulmaması gereken yiyecekler hakkında ne kadar bilgimiz var? Bazı yiyecekler tamamen buzdolabının dışında tutulmalı. Bunlardan en fazla tartışılanı kuşkusuz tereyağı oldu. İnsanlar tereyağını nasıl ve ne kadar süre dolabın dışında tutabileceklerini tartıştı. Dolaba konan yağı sürmek zor, peki ne yapmalıyız? Araştırmalar tereyağını ambalajından çıkarmadan buzdolabında saklamamız gerektiğini ve kullanmadan 10, 15 dakika önce çıkarmamızı söylüyor. Çünkü tereyağı pastörize sütten yapılıyor ve uzun süre dışarıda kalınca bozulma ihtimali artıyor. Tuzlu tereyağının bozulma süresi daha düşük çünkü tuz, bozulma oranını azaltıp bakterileri uzak tutuyor. Özetle, tereyağını tüm hafta boyunca dışarıda tutmanız önerilmiyor ama birkaç saat dışarıda kalmasında da sorun yok. Bazı yiyeceklerse tamamen buzdolabının dışın

Oğlunu Kaybeden Babanın Çocukları Hala Hayatta Olan Anne ve Babalara 9 Tavsiyesi +

Çocuklarınızın her daim yanınızda olacağını düşünerek hata ediyorsunuz. İşimizle ve diğer sorunlarla o kadar meşgulüz ki hayatımızdaki en değerli varlıkları unutuyoruz. Evlat acısını kimsenin tecrübe etmemesi söylenir. Richard Pringle ismindeki babanın Hughie ismindeki oğlu geçtiğimiz yaz beyin kanaması geçirdikten sonra hayatını kaybetti. Acılı baba, şimdi diğer anne ve babaların okumasını istediği 9 maddelik bir liste oluşturdu. Bütün anne ve babaların okuması gerekiyor. Minik Hughie henüz 3 yaşındayken hayatını kaybetti. Baba, Mirror’a “Beyin kanaması geçirme şansı sadece %5’ti. Maalesef %5’lik ihtimal gerçekleşti” dedi. Oğlunu kaybettikten bir yıl sonra Richard diğer anne ve babaların okumasını istediği 10 maddelik bir tavsiye listesi hazırladı. Okuyanlar hem duygulandılar hem de herkesin okuması için hızla paylaştılar. İşte Richard’ın evlatları hayatta olan anne ve babalara 10 tavsiyesi:     1. “Çocuklarınızı ne kadar öperseniz öpün size az geli