Ana içeriğe atla

40 Yıllık Ev Hanımlarının Bile Börek Yaparken Yaptığı 11 Kötü Hata


Hakkıyla börek yapmak zor zanaat. Öyle herkesin imrendiği, bir tane daha alabilir miyim dediği, üzeri nar gibi kızarmış, çıtır çıtır, içinin harcının kıvamı, lezzeti tam ayarında yapmak için bu işin püf noktalarını bilmek gerek...


Ama belki bu püf noktalarından öte bir de asla yapılmaması gereken koca bir liste var... İşte en lezzetli böreğin bile lezzetini kaçırmaya yeter o benim diyen ev hanımların bile zaman zaman yaptığı 11 vahim hata...


1- Hazırladığınız sıvı harcın tepsinin alt kısmına ulaşmasına izin vermeyin : 

İlk kat yufkayı yağlanmış fırına serdiğiniz zaman üstüne koyacağınız harcın tabana ulaşmaması için dikkatli olmalısınız. Aksi taktirde börek tepsiye yapışacak ve yanacaktır.


2- Sebzeli börek yapacağınız zaman una bulayın : 

İçerisinde sebzelerin yufkaya yapışıp böreğin dağılmasına sebep olsun istemiyorsanız sebzeleri buluşturmadan önce çok az unlamalısınız. Böylece iç harcın su oranını azaltırsınız.



3- Tepside en alt kata sadece tek bir adet yufka sermeyin : 

Bunu yapma amacınız içindeki harcın tabana ulaşmaması. Aksi taktirde yufkalar yumuşuyor,börekler istediğimiz gibi pişmiyor ve istenilen lezzet elde edilemiyor. Daha iyi kızarıp ve pişmesini istiyorsanız iki kat yufka serin.




4 - El açması böreklerin daha az yağlı olmasını istediğiniz için her kata yağ sürmeyin : 


Yiyeceğiniz böreğin gevrek olmasını istiyorsanız bütün börek katlarını tek tek yağlamalısınız. Böylece börek pişerken yufka aralıkları açılacaktır.




5- El açması hamurları hazırlarken sirke kullanın :


Eğer hazır yufka yerine kendiniz açtıysanız onu ılık suyla yoğurmalı ve sirke katmalısınız. Aksi taktirde börekler gevrek ve kıyır kıyır olmaz.


6- Börek harcını bol keseden koymayın : 

Çok fazla harç kullandığınızda tadı güzel olabilir fakat böreklerin cıvık cıvık hale gelmesine sebep oluyorsunuz. Bu yüzden verilen uygun tarife uymaya özen gösterin.


7- Ocakta pişen bir harç kullandığınızda ise onu oda sıcaklığında bekletmeden yufkalarla buluşturmayın :

Böreğin içeriğine kuru soğanlı ve kavrulmuş küp patatesli harç hazırlıyorsanız onu ocak aldıktan sonra mutlaka soğumasını beklemelisiniz. Yoksa yufkalarınız yumuşayıp sulanacaktır.




8- Peynirli börek yaparken tam yağlı peynir kullanmayın :


Normal olarak görülen standart tarif yarım yağlı peynir kullanmaktadır. Çok yağlı peynir kullandığınızda ısıya dayanamayıp erir ve börek dilimleri içinde kaybolur.


9- El açması börekleri fırına vermeden önce buzdolabında bekletin : 

Böreği fırına koymadan önce buzdolabında 1 saat bekletmelisiniz. Bunun sebebi malzemelerin dinlenmesi,sosunu çekmesi ve böreğin kıvamını korumasıdır.

10- Fırının derecesini 180 dereceden aza ayarlamayın : 

Fırının derecesi böreğin malzemesine,kalınlığına,fırın tipine göre değişmektedir. Börek hangi halde olursa olsun fırınınızı 180 dereceden aşağıda tutmayın.



11- Börek fırından çıktıktan sonra hemen servis etmeyin : 

Böreği çıkarttığınızda kenarları sert haldeyse hemen üstüne temiz mutfak bezi serin ve terlemesini sağlayın. Böylelikle böreğiniz yumuşayacaktır.


Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...




Görsel kaynaklar:
  • https://persianmama.com/wp-content/uploads/2014/10/cooked-beans.jpg
İçerik Kaynakları :
  • https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/nutrition-and-healthy-eating/in-depth/legumes/art-20044278
  • https://www.theveggietable.com/blog/cooking-tips/how-to-soak-and-cook-beans-and-legumes/
  • https://www.glnc.org.au/legumes/legumes-cooking-tips/
  • http://ye-mek.net/liste/borek-yapmanin-puf-noktalari

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Evde Çekirdekten Hurma Ağacı Nasıl Yetişir? (Videolu Anlatım)

Evde Saksıda Hurma Tohumu Çimlendirme Hurma ağacı sıcak iklime uygun bir bitkidir ancak tüm bitkilerde olduğu gibi bitkinin optimum istekleri karşılandığında evimizde yetiştirebiliriz. Hurma ağacını da evimizde yetiştirebileceğimiz üstelik çok hoş bir salon bitkisi olabilecek palmiyelerden biridir. Çekirdekten hurma ağacı yetiştirmenin kolay yolu var. Hurma çekirdeğini kuruyana kadar bir kaç gün sıcak bir alanda bekletip daha sonra su çekene kadar ılık su içinde bekleterek çimlenmesini sağlamak. Su çektiğini anlamanın en kolay yolu çekirdeğin şiştiğini görmektir. Hurma tohumlarını en az 3 gün bir bardak suyun içinde bektin. Hurma çekirdeği şiştikten sonra onu bir kap içerisine ıslak talaş içerisine ekin ve talaşın nemli kalmasını sağlayın. Yaklaşık bir ay sonda hurma ağacınız filiz verecektir ve bitki boyu 10 cm olduğunda onu kum karıştırılmış kaliteli bir torf içerisine alıp yetiştirmeye devam edebilirsiniz. Sonra uygun bir saksıya tohumları ekin. Toh...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Bahçenizden Söküp Attığınız O Sarı Çiçek Aslında Tam Bir Şifa Deposu! (Ispanaktan Daha Proteinli, Kemiklerin En Yakın Dostu)

Kemikleri Güçlendirir, Karaciğeri Temizler: Sıradan Bir Yabani Ot Değil, Mucizevi Karahindiba! Pek çok insan bahçesinde beliren bu sarı çiçekli bitkiyi "istenmeyen bir yabani ot" olarak görüp söküp atar. Oysa Karahindiba , doğanın bize sunduğu en güçlü ve en bedava şifa depolarından biridir! Geleneksel tıpta yüzyıllardır baş köşede yer alan bu bitki; egzama, sedef hastalığı, karaciğer yorgunluğu, kansızlık ve hatta depresyonla mücadelede tam bir savaşçıdır. Peki bu mucizeyi günlük hayatımıza, mutfağımıza nasıl taşıyacağız? Sadece faydalarını bilmek yetmez; yazımızın devamında karaciğerinizi temizleyecek enfes bir detoks çayı , kahvaltılarınıza lezzet katacak şifalı bir salata , Ege usulü zeytinyağlı kavurma ve hatta kafeinsiz karahindiba kahvesi gibi evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden pratik ve detaylı tarifler sizi bekliyor! Biliyor muydunuz? Karahindiba ıspanaktan daha fazla protein içerir...

Başı Boş Toprakta Kendiliğinden Çıkıverir : Ağrıları Kesen, Uyku Veren Şifalı Ot (Acı Marul)

Halk arasındaki bilinen adıyla yabani marul, acı marul, eşek marulu veya yağ marulu... Boyu bazen bir insan boyuna yaklaşan, yol kenarlarında, boş arsalarda, taşlık arazilerde ve bahçe duvarlarının diplerinde kendi kendine bitiveren o dikenimsi otu gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman yabani ot işte" deyip kökünden söküp attığı, yanından geçip gittiği bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü doğal ağrı kesicilerden ve sakinleştiricilerden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında, nisan-mayıs gibi filizlenmeye başlar. Yazın kavurucu sıcaklarına kadar boy atıp o kendine has uçuş uçuş sarımtırak çiçeklerini açar. Ülkemizin hemen her yöresinde, güneşi seven, biraz kurak alanlarda bolca bulunur. Sıradan bir marula benzese de, yapraklarını kopardığınızda veya gövdesini kestiğinizde içinden akan o beyaz, yapışkan ve oldukça acı süt (lateks) asıl şifanın saklı olduğu yerdir. Atalarımız bu bitkinin değerini çok iyi bilmiş, yüzyıllar boyunca sinirleri yatıştır...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Paşa Kılıcının Canlandırıp Çoğaltmak İçin Bunu Hemen Yapın

   Paşa kılıcı, ev ve ofis bitkisi olarak popülerdir. Dekoratif amaçlı kullanılmasının yanı sıra, hava temizleme özellikleri nedeniyle iç mekanlarda sıklıkla tercih edilir. Paşa kılıcı, bakımının kolaylığı ve estetik görünümü sayesinde bitki severler tarafından sıkça tercih edilen bir bitkidir. 1. Hava Temizleme Paşa kılıcı, NASA'nın Temiz Hava Çalışması'nda yer alan bitkilerden biridir. Bu bitki, havadaki bazı toksinleri ve kimyasalları emerek temiz hava sağlar. Özellikle benzen, formaldehit, trikloroetilen, ksilen ve toluen gibi zararlı maddeleri filtreleyebilir. 2. Oksijen Üretimi Paşa kılıcı, geceleri de oksijen üretir. Çoğu bitki, gece boyunca karbondioksit salarken, paşa kılıcı CAM (Crassulacean Acid Metabolism) fotosentezi yaparak gece boyunca oksijen üretir. Bu, yatak odasında bulundurulması için ideal bir bitki olmasını sağlar. 3. Az Bakım Gerektirir Paşa kılıcı, dayanıklı ve az bakım gerektiren bir bitkidir. Sulama ve ışık ihtiyacı açısından çok fazla dikkat gere...

Doğanın Gizli Şifa Kaynağı : Sarımsak, Bal ve Karanfil 🌿🍯🧄

Mutfağımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak, bal ve karanfil, bir araya geldiklerinde adeta doğal bir şifa deposuna dönüşüyor! Özellikle bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak isteyenler için harika bir destekleyici. Peki, bu mucizevi üçlü nasıl bu kadar etkili oluyor? Sarımsağın Mucizevi Etkileri 🧄 Sarımsak, doğanın sunduğu en güçlü antibiyotiklerden biri olarak bilinir. İçeriğinde bulunan allisin maddesi, vücudu zararlı mikroplara karşı korur. Bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda kolesterol seviyesini dengelemeye ve kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur. Balın Şifalı Dokunuşu 🍯 Doğal bir tatlandırıcı olmasının ötesinde, bal tam anlamıyla bir antioksidan deposu! Boğaz ağrısına iyi gelir, öksürüğü yatıştırır ve yaraların hızlı iyileşmesine destek olur. Ayrıca mideyi rahatlatır ve enerji verir. Karanfilin Gücü 🌿 Küçük ama etkili bir baharat olan karanfil, antiseptik ve ağrı kesici özellikleriyle bilinir. Diş ağrısını hafifletir, ağız kokus...