Ana içeriğe atla

Öğrencisinden Ev Hanımına "Makarna Pişirme" Konusunda Bile Hemen Herkesin Doğru Sandığı 9 Büyük Yanlış

Dünyanın en kolay yemeği olan makarnayı yapıyorsunuz ama bir gariplik var ve dışarıda "yediklerim böyle olmuyordu" diyorsanız muhtemelen ufak püf noktaları atlıyorsunuz. Hatta dürüst olalım, atladığınız küçük bir kaç püf noktasından ziyade yaptığınız çok vahim hatalar da olabilir...


İşte işinin ustalarından aldığımız tüyolarla, size makarna yaparken asla ve asla yapmamanız gereken 9 doğru bilinen yanlıştan, hatta bize göre 9 çok kritik hatadan bahsedeceğiz bu aşağıda... 


YANLIŞ 1 -) Suya tuz eklerseniz su daha çabuk kaynar  :

DOĞRUSU :  Kaynayan suya tuz eklerseniz kaynama derecesini arttırır. Bu yüzden makarnaya lezzet amaçlı tuz atmalısınız, onun pişme hızını arttırmak için değil.



Ve aslında su kaynamadan tuz koymamalısınız, ama makarnaları atmadan önce yani su kaynadıktan sonra eklemelisiniz. Aksi takdirde, makarnanızın yavan bir tadı olacaktır. İhtiyacınız olan tuz miktarı tamamen sizin zevkinize bağlıdır, ancak tencereye koyduğunuz tuzun aslında çok azının makarnaya işleyeceğini unutmayın.


YANLIŞ 2 -)  Makarnanın pişme aşaması bittikten sonra soğuk suya tutmanız hamur halini almamasını sağlar  :

DOĞRUSU :  Makarnayı kaynattıktan ve süzdükten sonra durulamanıza gerek yoktur.  Makarnayı soğuk suya tuttuğunuzda hem tadı bozulacaktır hemde nişasta dokularının parçalanmasına sebep olacaktır.


Bunun yerine, taneleri direk olarak sosun içine eklemeli ve hatta kaynama suyundan da bir parça ilave etmelisiniz. Bu su makarnadan sızan nişasta ile doludur, yani ev yapımı soslar için harika bir katkı olacaktır.


YANLIŞ 3 -)  Makarnaların birbirine yapışmaması için suya zeytinyağı ekleyin  :

DOĞRUSU :  Eğer böyle bir alışkanlığınız varsa, hemen vazgeçmelisiniz. Bunun hiçbir faydası olmadığı gibi, makarnanın yağlı bir yüzeye sahip olmsına ve dolayısı ile sosun yeterince nüfuz etmemesine sebep olur.

Ünlü şeflerin söylemine göre makarna suyuna zeytinyağı eklediğinizde makarnalar hala yapışmaya devam edecektir. Makarnalarınızın yapışmamasını istiyorsanız pişerken güzelce karıştırın.


Hatta makarnaları suya attıktan sonraki ilk dakikalar önemlidir çünkü çok hızlı birbirine yapışabilirler. Yapışmamaları için hemen karıştırmaya başlamalısınız.  İşte bu onların birbirine yapışmasını önleyecektir. Eğer makarna poşetini kaynayan suya boşaltır ve kaderine bırakırsanız, tüm tanelerin birbirine yapışma ihtimali oldukça büyüktür.


YANLIŞ 4 -)  Makarnayı ikiye bölerseniz daha hızlı pişer  :

Spagettileri ikiye kırdığınızda tek yararı tencereye daha kolay sığmalarıdır. Makarnanın pişme süresini ikiye kırılan spagetti değil,pişme süresi ve kalınlığı ilgilendirir.


YANLIŞ 5 -)  Markananız piştikten sonra biraz daha demlenmesi için tecerede bekletin!

DOĞRUSU :  İtalyanların dediğine göre makarnanız al dente olmalıdır. Yani, evet pişmiş ama hala birazcık sert olmalıdır. Sosu ya da yağı eklediğinizde zaten biraz daha pişeceği için hafif sert haldeyken suyun içinden almanız gerekir.


Eğer tencerede bekletirseniz içindeki nişastayı iyice bırakacağından hamur gibi olacaktır.

Ve asla unutmayın, makarnanızı sudan çıkardıktan sonra mümkün olduğunca hızlı olarak sos yapacaksanız sosla, yoksa da yağ ile karıştırmalısınız. Ne kadar bekletirseniz o kadar birbirlerine yapışacaklardır.


YANLIŞ 6 -)  Makarna yüksek ateşte pişmeli  :

DOĞRUSU :  Makarnanın sürekli yüksek ateşte pişirilmesine gerek yoktur. İlk 2 dakika yüksek ateşte pişirdikten sonra altını kısabilirsiniz.

Ayrıca makarnaya katacağınız malzemeleri ya da sosu ekledikten sonra bir süre de birlikte pişirceğinizi göz önünde bulundurarak, suda çok fazla kaynatmayın. Tabi hamurlaşmış makarna yemeyi sevmiyorsanız.


YANLIŞ 7 -)  Makarnanın pişme esnasında tencerenin kapağı açık bırakılmamalı  :

DOĞRUSU :  Tencerenin kapağını kapattığınızda makarnanın herhangi bir dokusunu değiştirmiş olmazsınız. Hatta kapatmazsanız siz yokken kaynama sonucu suyun dışarıya taşmasını engeller.


Ve atlanmaması gereken bir başka kural da , evet biraz zahmetli olabilir sizin için ama sonunda birbirine yapışmış hamur yığını elde etmemek için pişerken ara ara makarnayı karıştırmanız gerekmektedir. Bu da açık tencere kapağıyla daha pratik olacaktır.


YANLIŞ 8 -) Sosun sulanmaması için makarnayı tamamen kuru olacak şekilde süzmelisiniz  :

DOĞRUSU :  Haşlama suyu sosunuzu sulandırmaz. Hatta içerisinde nişasta olduğu için sosu bağlar ve pürüzsüz dokuya sebep olur.


YANLIŞ 9 -)  Makarna sadece tuzlu suda hazırlanmalıdır :

DOĞRUSU :  Neredeyse herkes su ile hazırlar. Fakat süt ile hazırlarsanız daha yumuşak dokuya sahip olmasını sağlayabilirsin. Ayrıca daha lezzetli olacağı da aşikar.



Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...




Görsel kaynaklar:
  • https://www.buzzfeed.com/jesseszewczyk/12-myths-about-cooking-pasta?utm_term=.mk99NVmEK#.drz0xPNyz
İçerik Kaynakları :
  • hhttps://www.buzzfeed.com/jesseszewczyk/12-myths-about-cooking-pasta?utm_term=.mk99NVmEK#.drz0xPNyz

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Türksat Frekans Güncellemesi: Kanallarım Neden Kayboldu? (Her TV Markasına Göre Yapılacak Ayarlar)

Eğer bugün televizyonunuzu açtığınızda "Sinyal Yok" uyarısıyla karşılaşıyor veya kanallarınızın listeden silindiğini görüyorsanız, endişelenmeyin. Bu durum televizyonunuzun veya tesisatınızın bozulmasından değil, Türksat tarafından gerçekleştirilen resmi bir altyapı çalışmasından kaynaklanmaktadır. Türksat'ın duyurusuna göre, 15 Ağustos 2026 saat 02:00'de başlayan yeni frekans bilgilendirme süreci, 16 Ağustos gecesi itibarıyla tamamlanmış ve tüm mevcut kanal frekansları değiştirilmiştir. Bu geçiş nedeniyle eski frekanslara ayarlı cihazlar şu anda yayın alamamaktadır. ⚠️ Çok Önemli Uyarı: Yayınlarınız gittiği için kesinlikle çanak anteninizin yönünü değiştirmeyin! Kanallarınızı geri getirmek için antenle oynamanıza gerek yoktur; sadece cihazınıza yeniden kanal veya şebeke taraması yaptırmanız yeterlidir. Cihazınızın özelliğine göre şu yolları izleyebilirsiniz: Cihazınızda TKGS Varsa: Televizyonunuz veya uydu alıcınız kanal listesini otomatik olarak gü...

Ne Gübre Ne Karışım Sadece Doğru Yerden Budayın, Biberleriniz Çoştukça Çoşsun

Eğer bir şey hasatımı iki katına çıkaracaksa ama uğraştıracaksa veya ekstra malzemeler gerektiriyorsa uğraşmaya değmez derim. Elimde az olsun, benim olsun, yeter bana.  Ama kolay bir şeyse, birkaç saniyede halledilebilecek bir yöntemse, buyurun anlatın derim. Çünkü kabul edelim bahçecilikte çoğu iş hızlı ve kolay değil. Fakat biberlerinizi budamak kesinlikle öyle! Bu basit uygulama sadece birkaç saniyenizi alır ve geri kalan büyüme döneminde biberlerinizin verimini ciddi anlamda arttırır. Kim böyle bir şey istemez ki? Budama Nedir? Biberleri budamak, bitkinin tam tepesini, iki yan dalın hemen üstünden kesmektir. Bu, bitkinin daha fazla uzamasına enerji ve besin harcamasını engeller. Böyle olunca da tüm gücünü daha fazla yan dal uzatmaya yönlendirir. Ne kadar yan dal, o kadar çok biber hasatı demek. Çünkü biberi yapıp, büyütecek olanlar o yan dallar.  aaaaaaa Budama, yan dallanmanın yanı sıra, kalın ve sağlam bir ana gövde anlamına gelen ikincil büyümeyi de teşvik eder. Tüm b...

İncir Ağacının Unutulmuş Hazinesi: Meyvesi Değil, Yaprağı da Şifa Deposu

İncir ağacı yüzyıllardır tatlı meyveleriyle bilinen değerli bir ağaçtır. Ancak, meyveler kadar yaprakları da sağlığımız için oldukça faydalı. İncir yaprakları, birçok hastalığa iyi geldiği gibi, cilde de faydalıdır. İşte incir yapraklarının sağlığımıza olan faydaları: Kan Şekeri Dengeleyici: İncir yaprakları, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur. Özellikle diyabet hastaları için faydalıdır. Kalp Sağlığı Dostu: İncir yaprakları, kan trigliseridlerini düşürür, kötü kolesterolü azaltır, iyi kolesterolü artırır. Böylece kalp sağlığımızı korur. Zayıflamaya Yardımcı: Lif bakımından zengin olan incir yaprakları, tokluk hissi verir ve kilo kontrolüne yardımcı olur. Sindirim Sistemi Dostu: İncir yaprakları, sindirim sistemini düzenler, kabızlığı giderir ve mide-bağırsak sorunlarına iyi gelir. Cilt Sağlığı Şampiyonu: Antioksidanlar bakımından zengin olan incir yaprakları, cildin yaşlanma belirtilerine karşı savaşır. Ayrıca egzama, sedef ve akne gibi cilt sorunlarına da iyi gelir. Kemik Sağ...

Düştüğü Yerden Hemen Bitiveren Bu Bitki Aslında Saksıdaki Gizli Doktor

Saksıdaki Gizli Doktor: "Aşkın Gözyaşları" (Binlerin Annesi) Hani şu yapraklarının kenarından pıtır pıtır yavrular döken, düştüğü yerde hemen bitiveren o bereketli çiçek var ya... Biz ona "Aşkın Gözyaşları" diyoruz,  yabancılar  "Binlerin Annesi" (Mother of Thousands) diyor. Çoğumuz evde süs niyetine bakarız ama meğer saksımızda sessiz sakin duran bu güzellik, tam bir ecza dolabıymış! Nedir Bu Aşkın Gözyaşları? Bilimsel adıyla Kalanchoe daigremontiana . Madagaskar'dan gelmiş ama bizim toprağı çok sevmiş. Arsızdır, susuzluğa gelir. Yaprak kenarlarındaki o minik yavrular toprağa değdi mi hemen köklenir. Ama asıl marifeti çoğalmasında değil, o etli yapraklarının içindeki şifalı özsuyunda saklı. Eskilerin Bildiği, Bizim Unuttuğumuz 10 Faydası Bu bitki sadece gözümüze hitap etmiyor, bakın nelere iyi geliyor: 🌿 1. İltihabı Kurutur Vücutta bir şişlik, bir yangı mı var? Yapra...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Bahçenizdeki Bu Ot Aslında Bir Süper Gıda Olabilir

Bahçenizdeki "Düşman" Aslında Bir Süper Gıda Olabilir: Yengeç Otu (Crabgrass) Bahçenizdeki çimlerin arasında hızla yayılan, söküp atmak için uğraştığınız o inatçı otu tanıyor musunuz? Adı Yengeç Otu (veya Çatal Otu, Latince: Digitaria spp. ). Çoğumuz onu bir "zararlı ot" olarak görsek de, bu bitki dünyanın bazı bölgelerinde (özellikle Afrika ve Asya'da) yüzyıllardır temel besin kaynağı ve şifalı bir bitki olarak el üstünde tutuluyor. Sadece bir ot değil, aslında besleyici bir tahıl olan Yengeç Otu, kuraklığa dayanıklı yapısı ve zengin içeriğiyle geleceğin gıdalarından biri olmaya aday. İşte bu mütevazı bitkinin insan vücuduna sağladığı 7 şaşırtıcı fayda: Yengeç Otunun (Crabgrass) Sağlığımıza 7 Önemli Faydası 1. Zengin Bir Besin Deposu (Vitamin ve Mineral Kaynağı) Özellikle tohumları ve yaprakları tam bir besin bombasıdır. Sıradan tahıllardan daha fazla Protein içerir, bu da onu bitkisel beslenenler için harika bir seçenek yapar. Ayrıca kan yapım...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Mutfakta Biberiye İle Çözebileceğiniz Değişik Sorunlar

Mutfağınızın bu yerine bir dal biberiye koyun ve büyük bir sorunu çözeceksiniz. Evet, yanlış duymadınız! Hepimizin evinde karşılaştığı büyük bir sorunu çözmek için tek yapmanız gereken, bir biberiye dalını mutfağın belirli bir yerine koymak. Peki, bu nasıl mümkün olabilir? Hadi detaylarına bakalım. Öncelikle, biberiye bitkisinin ne kadar mucizevi olduğunu söylemekle başlayalım. Bu aromatik bitki sadece yemeklerinize lezzet katmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık ve ev kullanımı açısından da birçok fayda sunar. Ancak, bugünkü konumuz biberiyenin başka bir yönü: evimizdeki can sıkıcı sorunları çözmedeki yeteneği. Biberiye Dalını Mutfağınıza Yerleştirin Bir dal biberiye alın ve mutfağınızda belirli bir yere yerleştirin. Basit, değil mi? Peki, bu ne işe yarayacak? İşte asıl şaşırtıcı nokta burada başlıyor. Biberiye, doğanın bize sunduğu olağanüstü bir hediye.  Biberiyenin kendine has aroması ve doğal bileşenleri, evde karşılaştığınız birçok soruna karşı etkili bir çözüm sunar. Bu yönt...

Bahçenizde Görünce Ot Sanıp Kopardığınız Bitki Bakın Nelere İyi Geliyor

Vitamin için pahalı ilaçlara para vermek yerine sadece bu otun yemeğini yapın... Bahçenizde çıkan yabani otları koparmak hem yorucu hem de sinir bozucudur. Ancak bahçenizi otlardan temizlediğiniz o anki manzara paha biçilemezdir. Ancak bahçenizde çıkan her bitki yabani ot olacak diye bir şey de yok. Hatta öyle bitkiler çıkar ki bahçenizde bunları tükettiğinizde daha sağlıklı yaşam sürdürürsünüz. Bunlardan biri de semiz otu. Çoğu kişi semiz otunun nasıl göründüğünü bilse de hala bazıları semiz otunu, yabani ot zannedip koparıp atıyorlar. Ancak semiz otu her derde deva! Semiz otunun koyu renkte yaprakları ve kalın sapları vardır. Birçok kişi besleyici bu bitkiyi yabani ot zannedip bahçelerinde çıkması halinde koparıp atarlar. Ama yazıyı okuduktan sonra onların fikri değişecek. Semiz otu vitamin, mineral ve omega-3 yağ asitlerinin en yüksek oranda bulunduğu tek bitkidir. Ayrıca demir ve kalsiyum kaynağıdır. Kemiklere, alyuvarlara ve oksijen dolaşımına iyi gelir....

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...
YemekNet | Türkiye'nin En Kaliteli Yemek Tarifleri