Ana içeriğe atla

Yiyeceklerinizin Ömrünü Uzatıp, Paranızı Cebinizde Bıraktıracak 11 Çok Akıllıca Yöntem


İsraf evin beti bereketini tüketen yegane şeylerin başında gelir. Sadece alırken değil, en çok da aldığını muhafaza ederken tasarruf eder insan. Bunun da yegane şartı besinleri doğru saklamanın yöntemlerini bilmekten geçer.



Eğer yiyecekleri uzun saklamanın sırlarını bilirseniz, hem o yiyeceklerle yaptığınız yemekler çok daha lezzetli olur hem de paranız cebinizde kalmış olur.  Böylelikle hem paranız cebinizde kalmış olur hem de çevreye de zarar vermemiş olursunuz.

İşte yiyeceklerinizi her daim taze tutabilmek için uygulayabileceğiniz 11 yöntem. Yöntemlerin faydalı ve etkili olduğunu düşünürseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı ihmal etmeyin.




1- Yumurta : 

Eğer evinizde fazla yumurta varsa bunları saklamanın en iyi yolu yumurtaları buz kalıbına koyup tuz ve şeker ekleyerek dondurucuda bekletmek.

2- Süt : 

Sütünüzü daha açmadınız ve son kullanma tarihi yaklaştı mı? Hemen dondurucuya koyun. Süt, dondurucuda üç aya kadar bekletilebilir. Tek dikkat etmeniz gereken şey dondurucuda yeterince boşluk olması. Aksi halde süt şişesi patlayabilir. Sütü tekrar kullanmak için dondurucudan çıkardıktan sonra buzdolabına koyun. Dondurucudan direk olarak dışarıya çıkarıp çözülmesini beklerseniz süt bozulur.



3- Soğan : 

Kulağa tuhaf gelse de soğanları fileli çorapta muhafaza ederek ömürlerini altı ay uzatabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken şey filenin ilk kısmına birden fazla soğan koymak, burayı sıkıca bağlamak ve aynı prosedürü file çorabın sonuna kadar devam ettirmek.


4- Pasta : 

Misafir gelecekken kaç kişilik pasta yapmak konusunda kararsız kalırsınız. Son olarak büyük bir pasta yaparsınız ve pastanın yarısından çoğu kalır. En kötüsü de pastanızın son kestiğiniz yerden itibaren bayatlaması ve tadının değişmesidir. Bunun da çözümü var. Pastanızı son kestiğiniz yerlere dilim ekmek koyun ve pastaya iyice yapıştırın. Ekmek nemi alacaktır ve pastanız kurumayacaktır.




5- Kıyma : 

Tıpkı domates sosu gibi kıymayı da dondurucuda bu şekilde saklamak mümkün. Kıymayı saklama poşetine koyun ve dondurucuya yerleştirin. Donmaya başlayınca yine bir çubuk yardımıyla kıymayı göz kararı porsiyonlara bölün. İhtiyacınız olduğunda çıkartın ve kullanın.


6- Muz : 

Bununla hepimiz karşılaşmışızdır. Marketten aldığınız muzlar daha bitiremeden kötü olmaya başlamıştır. Bunun çözümü ise muzları aldıktan hemen sonra saplarına streç film sarmak. Artık muzlarınız koyulaşmayacak.



7- Baharatlar : 

Kimi baharatları taze sever kimileriyse çekilmiş. Taze sebzeler, bitkiler ve baharat yaprakları kolayca bozulabilir. Tek yapmanız gereken onları dondurmak. Yaprakları buz kalıbına yerleştirin ve üzerine zeytin yağı ilave edip dondurucuya koyun. İhtiyacınız olduğunda yemeklerinize ekleyin.


8- Kereviz ve Brokoli : 


Kereviz ve brokoli gibi sebzeler taze olmadıklarında yemeğe tat katmazlar. Bu yöntemle kereviz ve brokolinin ömrünü bir aya kadar uzatabileceksiniz. Tek yapmanız gereken kereviz ve brokoliyi alüminyum folyoya sarmak ve buzdolabına atmak. Tabi öncelikle folyonun temas etmemesi için yağlı kağıda sarmalısınız.





9- Salata : 

Salata da sadece taze yenilebilir. Aksi halde tat vermez. Yemeğinden ardından çok fazla salata mı kaldı? Tek yapmanız gereken salatanın suyunu iyice süzmek ve salatayı kâğıt havluya sarmak. Kâğıt havlu salatadaki sebzelerin nemlenmesini önleyecektir.



10- Domates Sosu : 

Makarnayı domates sosu olmadan yiyemeyenlerdenseniz bu çözüm harika. Domates soslarını saklama poşetinin içine koyun ve dondurucuya yerleştirin. Domates sosu donmaya başlarken bıçağın tersiyle sosu parçalara bölün.





11- Çilek : 

Yaz geldiğinde bolca çilek alırız ve daha yiyemeden çürümeye başlarlar. Bunun da çözümü var.

Çileklerinizi büyük bir kaba koyun. İçine dokuz su bardağı su ve bir su bardağı beyaz şarap sirkesi ekleyin. 15 dakika bekledikten sonra çilekleri süzün ve buzdolabına koyun. Bu sayede çileklerdeki mikro organizmalar ve küf sporlarında kurtulacaksınız ve çileklerinizin ömrü iki katına kadar uzayacak.

Bu yöntemleri uygulayarak hem para hem de yiyecek israfından kurtulabilirsiniz. Akıllıca yöntemleri arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...




Görsel kaynaklar:
  • https://www.epa.gov/recycle
İçerik Kaynakları :
  • https://tr.newsner.com/faydali-bilgiler/11-yontemle-hem-yiyeceklerinizin-omrunu-uzatin-hem-de-daha-az-para-harcayin/
  • https://www.epa.gov/recycle

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Başı Boş Toprakta Kendiliğinden Çıkıverir : Ağrıları Kesen, Uyku Veren Şifalı Ot (Acı Marul)

Halk arasındaki bilinen adıyla yabani marul, acı marul, eşek marulu veya yağ marulu... Boyu bazen bir insan boyuna yaklaşan, yol kenarlarında, boş arsalarda, taşlık arazilerde ve bahçe duvarlarının diplerinde kendi kendine bitiveren o dikenimsi otu gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman yabani ot işte" deyip kökünden söküp attığı, yanından geçip gittiği bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü doğal ağrı kesicilerden ve sakinleştiricilerden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında, nisan-mayıs gibi filizlenmeye başlar. Yazın kavurucu sıcaklarına kadar boy atıp o kendine has uçuş uçuş sarımtırak çiçeklerini açar. Ülkemizin hemen her yöresinde, güneşi seven, biraz kurak alanlarda bolca bulunur. Sıradan bir marula benzese de, yapraklarını kopardığınızda veya gövdesini kestiğinizde içinden akan o beyaz, yapışkan ve oldukça acı süt (lateks) asıl şifanın saklı olduğu yerdir. Atalarımız bu bitkinin değerini çok iyi bilmiş, yüzyıllar boyunca sinirleri yatıştır...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Bahçende Ezdiğin Mor Hazineyi Keşfet: Bu Bitki Isırgan Değil, Doğanın Bedava İlacı!

İlkbaharın o tatlı esintisiyle birlikte bahçenizi, yol kenarlarını veya boş arazileri bir anda kaplayan, üzeri morumsu ve tüylü o minik çiçekleri gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman bahçeyi sardı, yolup atayım" diyerek kökünden söktüğü mor ballıbaba (Lamium purpureum), aslında doğanın uyanışını müjdeleyen en dost canlısı ve besleyici bitkilerden biridir.  Adında "ısırgan" veya "ballıbaba" geçse de, gerçek ısırgan otuyla uzaktan yakından alakası yoktur; sizi asla ısırmaz veya teninizi yakmaz. Nane ailesinden (Lamiaceae) gelen bu asil bitkiyi kare şeklindeki gövdesinden, kalp şeklindeki yumuşacık tüylü yapraklarından ve o harika pembe-mor borumsu çiçeklerinden şıp diye tanıyabilirsiniz. Üstelik şifalı bitkilerle yeni ilgilenmeye başlayanlar için doğadaki en kusursuz başlangıçtır; çünkü hem bulması çok kolaydır hem de içi baştan aşağı sağlık doludur. Mor Ballıbabanın Sağlığınıza Şaşırtıcı 6 Faydası 1. Gerçek Bir ...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl...

Mutfakta Biberiye İle Çözebileceğiniz Değişik Sorunlar

Mutfağınızın bu yerine bir dal biberiye koyun ve büyük bir sorunu çözeceksiniz. Evet, yanlış duymadınız! Hepimizin evinde karşılaştığı büyük bir sorunu çözmek için tek yapmanız gereken, bir biberiye dalını mutfağın belirli bir yerine koymak. Peki, bu nasıl mümkün olabilir? Hadi detaylarına bakalım. Öncelikle, biberiye bitkisinin ne kadar mucizevi olduğunu söylemekle başlayalım. Bu aromatik bitki sadece yemeklerinize lezzet katmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık ve ev kullanımı açısından da birçok fayda sunar. Ancak, bugünkü konumuz biberiyenin başka bir yönü: evimizdeki can sıkıcı sorunları çözmedeki yeteneği. Biberiye Dalını Mutfağınıza Yerleştirin Bir dal biberiye alın ve mutfağınızda belirli bir yere yerleştirin. Basit, değil mi? Peki, bu ne işe yarayacak? İşte asıl şaşırtıcı nokta burada başlıyor. Biberiye, doğanın bize sunduğu olağanüstü bir hediye.  Biberiyenin kendine has aroması ve doğal bileşenleri, evde karşılaştığınız birçok soruna karşı etkili bir çözüm sunar. Bu yönt...

Doğanın Koruyucu Zırhı: Karaciğerin Gizli Reçetesi

Doğanın Koruyucu Zırhı: Deve Dikeni ve Karaciğerin Gizli Reçetesi Yol kenarlarında, güneşin en dik geldiği tarlalarda, kimsenin dönüp bakmadığı o "hırçın" bitkiyi düşünün. Herkes ondan uzak durur, çünkü o kendini korumayı bilir. Ancak Deve Dikeni ( Silybum marianum ), binlerce yıldır kadim bilgelerin ve modern tıbbın radarında olan, dikenli bir kabuğun içine gizlenmiş gerçek bir biyolojik mucizedir. Onu sadece bir "ot" olarak görmek, doğanın en güçlü laboratuvarlarından birini görmezden gelmektir. Bu bitkinin yapraklarındaki süt beyazı damarlar, Hristiyan mitolojisinde "Meryem Ana'nın Sütü" (Milk Thistle) olarak betimlenir. Ancak bu "sütlü" görünüm, botanik dünyasında aslında bir işarettir: Besleyicilik ve Koruma. Mor çiçekleri gökyüzüne meydan okurcasına yükselirken, asıl gizem toprak döküldüğünde ortaya çıkan küçük, koyu renkli tohumlarda saklıdır. Bu tohumlar, yeryüzündeki en güçlü karaciğer koruyucu kompleksi olan Silimarin ...

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları Doğada yürüyüş yaparken paçalarınıza, çoraplarınıza inatla yapışan o pıtraklı bitkiyi hatırladınız mı? Çoğu zaman bahçeden temizlenmesi gereken bir "yabani ot" muamelesi gören bu bitki, aslında yüzyıllardır şifacılar tarafından baş tacı edilen Yoğurt Otu 'dur (Bilimsel adıyla Galium aparine ). İngilizcede "Goosegrass" olarak bilinen ve dilimizde de bu isimle (veya yöresel olarak Yapışkan Ot/Sünnetlik Otu şeklinde) anılan bu bitki, özellikle lenf sistemini temizlemesiyle ünlü, doğanın en güçlü detoks ajanlarından biridir. Yoğurt otu, sadece hayvanların severek yediği bir yeşillik değil, aynı zamanda modern insanın unuttuğu kadim bir ilaçtır. İşte bu mütevazı bitkinin sağlığınıza sunabileceği 8 mucizevi fayda: Yoğurt Otunun 8 Temel Sağlık Faydası 1. Vücudu Toksinlerden Arındırır (Detoks Etkisi) Yoğurt otu, güçlü idrar söktürücü özellikleri sayesinde vücudun filtreleme sistemini destekl...