Ana içeriğe atla

Zencefile Lüzumsuz Para Vermeyin – İşte Evde Zencefil Yetiştirmenin Püf Noktası




Bu kadar faydası olan bir bitki herkesin evinde bulunmalıdır. Her şekilde tüketebilirsiniz. İster çayını yapın için, ister ilaç niyetine kullanın isterseniz de yemeklerinize baharat olarak ekleyin. Asıl iyi haber ise zencefili evinizde pratik bir şekilde yetiştirebilmeniz!




Hastalıklara şifa kaynağı olarak kullanılan zencefil bitkisi, asya kökenli bir bitkidir. Yüksek derecede uçucu yağlar içeren bu bitki, içerisinde fazla miktarda vitamin ve mineral barındırır. Bunların dışında zencefil, B3, B6 ve demir, kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, magnezyum minerallerini içermektedir.






Zencefil, vücudunuzdaki iltihapları yok etmekte birebirdir. İhtihapları yok etmekle kalmayıp eklem ağrılarınızı da azaltır. Özellikle kadınların adet dönemlerinde yaşamış olduğu regl ağrılarında kullandığı kimyasal ilaçlar kadar etkilidir.



En çok da mide rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.

Bazen kendimizi kaybederek çok yemek yeriz. Bu yüzden ortaya hazımsızlık çıkar ve zencefil tüketildiğinde midenin boşalıp rahatlamasını sağlarız.




Her tedavide kullanılan bu şifalı bitkinin her evde bulunması gerekiyor.  Keyfinize göre her şekilde tüketimini sağlayabilirsiniz. isterseniz çayını yapın için, isterseniz ilaç niyetine kullanın isterseniz de yemeklerinize baharat olarak ekleyin.



En önemli konu; zencefili artık evinizde kolayca yetiştirebilceksiniz.

Eğer evinizde zencefil üretmeyi kafanıza koyduysanız hemen gidip organik ürün satan yerden zencefil satın alın. Marketten almanızı önermiyoruz, çünkü marketteki zencefiller kimyasallara maruz kalmaktadır.



Kullanacağınız ilk kök size sonsuz döngüde zencefil vereceği için, ne kadar kaliteli ürün ile başlarsanız hep aynı kalitede ürün elde edersiniz. Bu yüzden organik alın. Tohumu veya kökü çiçekçilerde kolaylıkla bulunabiliyor. Ama yine de tercih sizin.



Zencefil ılıman iklimlerde yetişir. Buza dayanıksız bir bitki.  Yağışa ihtiyaç duyar. Yağış almayan yerlerde yani evinizin balkonunda büyüteceğiniz zaman sulama yöntemi ile geliştirilebilir. Yaşadığınız yer soğuksa evinizin içinde saksıya dikebilirsiniz.




Dikim ayları ilkbahar ve şubat aylarında yapılmalıdır. Zencefilin olgunluğuna erişmesi 10 ay alıyor.

Üretim yapacağınız saksı iyi süzdürmeli olmalıdır. En önemlisi de kaliteli toprak kullanmalısınız. Saksınız geniş ve derin olmamalıdır. Zencefil yatay olarak büyüdüğünden saksınızın geniş olması önemli.  Bunun nedeni, zencefil köklerinin yatay şekilde büyümesidir.



Tüm malzemeleri ve hazırlıkları tamamladıysanız artık üretim için hazırsınız! Aşağıdaki adımları seyredin.




  • 1- Zencefilin kökünü bir gece boyunca suda tutun. Dolgun ve pürüzsüz olan kökler en iyisidirler. 
  • 2- Saksıya toprağı koyduktan sonra zencefil tomurcukları yukarı gelecek şekilde yerleştirin. Toprağa 5 – 10 cm civarı bir derinlikte dikebilirsiniz. Toprağın verimini artırmak için çiftlik gübresi kullanabilirsiniz.
  • 3- Güzelce sulayın
  • 4- Saksıyı normal bir sıcaklıkta tutmalısınız. Sera etkisi önemli. Ve yeterli güneş ışığını alması gerekir.  Sıcaklığı yakalayamıyorsanız üstüne bir ampul yerleştirerek yakabilirsiniz.
  • 5- Toprağı mümkün mertebe hep nemli tutun. Suyu günlük veya gün aşırı verebilirsiniz.





Zencefil yavaş büyür, ilk filizleri gözlemleyebilmek için yaklaşık olarak bir kaç hafta beklemelisiniz.

Detaylı anlatımı için aşağıdaki videoyu da izleyebilirsiniz.



Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...


Görsel kaynaklar:
  • https://www.youtube.com/watch?time_continue=1&v=mCGIwju_oME
İçerik Kaynakları :
  • https://www.youtube.com/watch?time_continue=1&v=mCGIwju_oME
  • https://www.healthline.com/nutrition/11-proven-benefits-of-ginger
  • https://draxe.com/10-medicinal-ginger-health-benefits/

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Başı Boş Toprakta Kendiliğinden Çıkıverir : Ağrıları Kesen, Uyku Veren Şifalı Ot (Acı Marul)

Halk arasındaki bilinen adıyla yabani marul, acı marul, eşek marulu veya yağ marulu... Boyu bazen bir insan boyuna yaklaşan, yol kenarlarında, boş arsalarda, taşlık arazilerde ve bahçe duvarlarının diplerinde kendi kendine bitiveren o dikenimsi otu gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman yabani ot işte" deyip kökünden söküp attığı, yanından geçip gittiği bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü doğal ağrı kesicilerden ve sakinleştiricilerden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında, nisan-mayıs gibi filizlenmeye başlar. Yazın kavurucu sıcaklarına kadar boy atıp o kendine has uçuş uçuş sarımtırak çiçeklerini açar. Ülkemizin hemen her yöresinde, güneşi seven, biraz kurak alanlarda bolca bulunur. Sıradan bir marula benzese de, yapraklarını kopardığınızda veya gövdesini kestiğinizde içinden akan o beyaz, yapışkan ve oldukça acı süt (lateks) asıl şifanın saklı olduğu yerdir. Atalarımız bu bitkinin değerini çok iyi bilmiş, yüzyıllar boyunca sinirleri yatıştır...

Bahçenizden Söküp Attığınız O Sarı Çiçek Aslında Tam Bir Şifa Deposu! (Ispanaktan Daha Proteinli, Kemiklerin En Yakın Dostu)

Kemikleri Güçlendirir, Karaciğeri Temizler: Sıradan Bir Yabani Ot Değil, Mucizevi Karahindiba! Pek çok insan bahçesinde beliren bu sarı çiçekli bitkiyi "istenmeyen bir yabani ot" olarak görüp söküp atar. Oysa Karahindiba , doğanın bize sunduğu en güçlü ve en bedava şifa depolarından biridir! Geleneksel tıpta yüzyıllardır baş köşede yer alan bu bitki; egzama, sedef hastalığı, karaciğer yorgunluğu, kansızlık ve hatta depresyonla mücadelede tam bir savaşçıdır. Peki bu mucizeyi günlük hayatımıza, mutfağımıza nasıl taşıyacağız? Sadece faydalarını bilmek yetmez; yazımızın devamında karaciğerinizi temizleyecek enfes bir detoks çayı , kahvaltılarınıza lezzet katacak şifalı bir salata , Ege usulü zeytinyağlı kavurma ve hatta kafeinsiz karahindiba kahvesi gibi evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden pratik ve detaylı tarifler sizi bekliyor! Biliyor muydunuz? Karahindiba ıspanaktan daha fazla protein içerir...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları Doğada yürüyüş yaparken paçalarınıza, çoraplarınıza inatla yapışan o pıtraklı bitkiyi hatırladınız mı? Çoğu zaman bahçeden temizlenmesi gereken bir "yabani ot" muamelesi gören bu bitki, aslında yüzyıllardır şifacılar tarafından baş tacı edilen Yoğurt Otu 'dur (Bilimsel adıyla Galium aparine ). İngilizcede "Goosegrass" olarak bilinen ve dilimizde de bu isimle (veya yöresel olarak Yapışkan Ot/Sünnetlik Otu şeklinde) anılan bu bitki, özellikle lenf sistemini temizlemesiyle ünlü, doğanın en güçlü detoks ajanlarından biridir. Yoğurt otu, sadece hayvanların severek yediği bir yeşillik değil, aynı zamanda modern insanın unuttuğu kadim bir ilaçtır. İşte bu mütevazı bitkinin sağlığınıza sunabileceği 8 mucizevi fayda: Yoğurt Otunun 8 Temel Sağlık Faydası 1. Vücudu Toksinlerden Arındırır (Detoks Etkisi) Yoğurt otu, güçlü idrar söktürücü özellikleri sayesinde vücudun filtreleme sistemini destekl...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Bahçende Ezdiğin Mor Hazineyi Keşfet: Bu Bitki Isırgan Değil, Doğanın Bedava İlacı!

İlkbaharın o tatlı esintisiyle birlikte bahçenizi, yol kenarlarını veya boş arazileri bir anda kaplayan, üzeri morumsu ve tüylü o minik çiçekleri gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman bahçeyi sardı, yolup atayım" diyerek kökünden söktüğü mor ballıbaba (Lamium purpureum), aslında doğanın uyanışını müjdeleyen en dost canlısı ve besleyici bitkilerden biridir.  Adında "ısırgan" veya "ballıbaba" geçse de, gerçek ısırgan otuyla uzaktan yakından alakası yoktur; sizi asla ısırmaz veya teninizi yakmaz. Nane ailesinden (Lamiaceae) gelen bu asil bitkiyi kare şeklindeki gövdesinden, kalp şeklindeki yumuşacık tüylü yapraklarından ve o harika pembe-mor borumsu çiçeklerinden şıp diye tanıyabilirsiniz. Üstelik şifalı bitkilerle yeni ilgilenmeye başlayanlar için doğadaki en kusursuz başlangıçtır; çünkü hem bulması çok kolaydır hem de içi baştan aşağı sağlık doludur. Mor Ballıbabanın Sağlığınıza Şaşırtıcı 6 Faydası 1. Gerçek Bir ...

Toprağın Dikenli Gücünün ve Şaşırtıcı Faydaları (Doğal Kuvvet Macunu)

Kırsalda, tarlalarda ya da tozlu toprak yollarda yürürken ayakkabınızın altına batan, hatta bisiklet tekerleğini bile patlatacak kadar inatçı ve sert dikenleri olan o yassı otu bilir misiniz? Anadolu'da " çarık dikeni " veya " demir dikeni " de denilen çoban çökerten otu (Tribulus terrestris), yere yapışık sarı çiçekleriyle ne kadar mütevazı görünse de, adı üstünde, heybetli bir çobanı bile acısıyla çökertecek kadar çetin bir bitkidir.  Ancak o can yakan dikenli tohumlarının içinde, binlerce yıldır Asya ve Anadolu tıbbında şifa niyetine kullanılan muazzam bir güç saklıdır . Çoğumuzun zararlı bir yabani ot sanıp tarladan söküp attığı bu bitki, günümüzde sporcuların performans artırıcı olarak peşinden koştuğu, modern tıbbın laboratuvarlarında incelenen doğal bir enerji kaynağıdır.  Üstelik sadece enerji vermekle kalmaz; böbrekleri temizlemekten damarları rahatlatmaya kadar bedende adeta bir bakım onarım çalışması başlatır. Hazırsanız, o...