Ana içeriğe atla

4 Adımda Limon Ağacı Nasıl Yetiştirilir?



Mis kokulu bir limon bahçesini hayal edin, tam da evinizin en sevdiğiniz köşesinde :) Üstelik kendi elinizden yetişmiş, çekirdeğinden itibaren biliyorsunuz onu... İlk suyunu siz vermişsiniz, ilk meyvesini siz görmüşsünüz... Mis gibi kokusu ilk siz içinize çekmişsiniz...


Ne güzel bir tecrübe değil mi... Kendi elinizde salkım salkım limonlar veren şahane bir fidan büyütmek... Güzel olmasına güzelde, nasıl yapıcaz diyorsanız, hazır olun, dört adımda kolayca limon ağacı yetiştirmeye başlıyoruz...


İşe öncelikle güzel bir limon almakla başlıyoruz. Aldığınız limonun iki ucunu da kesin. Ardından bıçak yardımıyla önce ikiye daha sonra da dört dilime ayırın. Mahsül almamızı sağlayacak en önemli işlemlerden biri bu.



Dörde böldüğünüz limon dilimlerinden çekirdeklerini çıkarın ve kabuklarını soyun. Ardından havlu peçeteyle iyice kurulayın. Bu işlemi son derece dikkatli yapmalısınız ve çekirdeklerin kuru olduğundan emin olmalısınız.


Sıra çekirdekleri soymaya geldi

Kuruladığınız çekirdekleri görselde gördüğünz gibi kabuklarından güzelce ayıklayın.




Islak bir havlu kağıda sarma vakti

Kabukları ayıklanmış çekirdekleri ıslattığınız havlu kağıdın ortasına yerleştirin ve çekirdekler iç kısımda kalacak şekilde katlayın.


Filizlendirme vakti!

Sardığınız çekirdekleri naylon br poşete koyup ağzını bağlayın ve bu şekilde 10 gün boyunca bekletin. Onuncu günün sonunda torbayı açtığınızda çekirdeklerin filizlendiğini göreceksiniz.


Filizlenen çekirdekleri toprak dolu bir kaba, filiz kısımları alta gelecek şekilde dikin. Sonrasında sulayın. Doğrudan güneş gören bir yere koyun. Ona bolca sevgi vermeyi unutmayın :)


Tarif tam olarak bu kadar ama aşağıdaki bilgileri de okumanız önemli... İşin teorisi burdaki 4 maddede gizli...



1-) Sulama: Her bitkinin sağlıklı bir şekilde yetişebilmesi için sulama işlemini çok dikkatli bir şekilde yapmalısınız. Limon için de sulama işlemini günlük olarak ve düzenli bir şekilde yapmaya dikkat etmelisiniz. Özellikle nazik bir şekilde ve yavaş yavaş su vermeniz limon için daha sağlıklı olacaktır.


2-) Saksı : Limon bitkisi için en uygun saksı çeşidi metal saksılardır. Özellikle limonun daha sağlıklı yetişebilmesi için topraktaki demir oranını dengelemeniz etkili olacaktır.
Saksıyı doğru seçmeniz kadar sürekli olara bitkinin yerini değiştirmemeniz de büyük bir önem taşıyor.


3-) Isı Ve Işık : Çok sıcak yerde kesinlikle limonu bulundurmamalısınız. Bunun için odada eğer yetiştirmek istiyorsanız peteklerin yanına koymanız etkili olacaktır. Bunun yanı sıra güneş ile direkt temas etmemesi de aydınlık yerde durması da bitki sağlığı için en önemli konulardan birisidir.


4-) Aşılama : Sadece tek bir limon çekirdeği ekmiş iseniz ağacın meyvelerini görebilme adına kesinlikle aşılama yapmanız faydalı olacaktır. Bu konu ile ilgili uzman birinden yardım almalısınız.




Daha sağlıklı ve uzun ömürlü olması için aşağıdaki videoyu da izlemenizi öneririz.


Bu önemli bilgileri daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...


Görsel kaynaklar:
  • http://d16u920cdkkea2.cloudfront.net/wp-content/uploads/2015/05/lemon-tree-in-pot.jpg
  • https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRy-dcRdGjU_1n4LzW6w-fLoTM0-AGn5zCDMoYHBJ5_nj6G62cA
  • https://static1.squarespace.com/static/5181d5b7e4b07b8c66ed5614/t/55de121ae4b04a15b2075df7/1440616986635/
  • http://www.icreativeideas.com/wp-content/uploads/2014/08/How-to-Grow-a-Lemon-Tree-from-Seed-in-a-Pot-Indoors.jpg
  • https://yemek.mynet.com/4-adimda-limon-agaci-nasil-yetistirilir-1160141
  • http://www.flowerchick.com/wp-content/uploads/2013/12/Lemon-Tree-FGT-crop.jpg
İçerik Kaynakları:
  • https://www.gardeningknowhow.com/edible/fruits/lemons/growing-lemon-trees-containers.htm
  • https://www.gardeningknowhow.com/edible/fruits/lemons/how-to-grow-a-lemon-tree.htm
  • http://balconygardenweb.com/how-to-grow-lemon-tree-in-pot-complete-growing-guide/
  • https://yemek.mynet.com/4-adimda-limon-agaci-nasil-yetistirilir-1160141
  • http://www.icreativeideas.com/how-to-grow-a-lemon-tree-from-seed-in-a-pot-indoors/

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Başı Boş Toprakta Kendiliğinden Çıkıverir : Ağrıları Kesen, Uyku Veren Şifalı Ot (Acı Marul)

Halk arasındaki bilinen adıyla yabani marul, acı marul, eşek marulu veya yağ marulu... Boyu bazen bir insan boyuna yaklaşan, yol kenarlarında, boş arsalarda, taşlık arazilerde ve bahçe duvarlarının diplerinde kendi kendine bitiveren o dikenimsi otu gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman yabani ot işte" deyip kökünden söküp attığı, yanından geçip gittiği bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü doğal ağrı kesicilerden ve sakinleştiricilerden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında, nisan-mayıs gibi filizlenmeye başlar. Yazın kavurucu sıcaklarına kadar boy atıp o kendine has uçuş uçuş sarımtırak çiçeklerini açar. Ülkemizin hemen her yöresinde, güneşi seven, biraz kurak alanlarda bolca bulunur. Sıradan bir marula benzese de, yapraklarını kopardığınızda veya gövdesini kestiğinizde içinden akan o beyaz, yapışkan ve oldukça acı süt (lateks) asıl şifanın saklı olduğu yerdir. Atalarımız bu bitkinin değerini çok iyi bilmiş, yüzyıllar boyunca sinirleri yatıştır...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Bahçenizden Söküp Attığınız O Sarı Çiçek Aslında Tam Bir Şifa Deposu! (Ispanaktan Daha Proteinli, Kemiklerin En Yakın Dostu)

Kemikleri Güçlendirir, Karaciğeri Temizler: Sıradan Bir Yabani Ot Değil, Mucizevi Karahindiba! Pek çok insan bahçesinde beliren bu sarı çiçekli bitkiyi "istenmeyen bir yabani ot" olarak görüp söküp atar. Oysa Karahindiba , doğanın bize sunduğu en güçlü ve en bedava şifa depolarından biridir! Geleneksel tıpta yüzyıllardır baş köşede yer alan bu bitki; egzama, sedef hastalığı, karaciğer yorgunluğu, kansızlık ve hatta depresyonla mücadelede tam bir savaşçıdır. Peki bu mucizeyi günlük hayatımıza, mutfağımıza nasıl taşıyacağız? Sadece faydalarını bilmek yetmez; yazımızın devamında karaciğerinizi temizleyecek enfes bir detoks çayı , kahvaltılarınıza lezzet katacak şifalı bir salata , Ege usulü zeytinyağlı kavurma ve hatta kafeinsiz karahindiba kahvesi gibi evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden pratik ve detaylı tarifler sizi bekliyor! Biliyor muydunuz? Karahindiba ıspanaktan daha fazla protein içerir...

Bahçende Ezdiğin Mor Hazineyi Keşfet: Bu Bitki Isırgan Değil, Doğanın Bedava İlacı!

İlkbaharın o tatlı esintisiyle birlikte bahçenizi, yol kenarlarını veya boş arazileri bir anda kaplayan, üzeri morumsu ve tüylü o minik çiçekleri gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman bahçeyi sardı, yolup atayım" diyerek kökünden söktüğü mor ballıbaba (Lamium purpureum), aslında doğanın uyanışını müjdeleyen en dost canlısı ve besleyici bitkilerden biridir.  Adında "ısırgan" veya "ballıbaba" geçse de, gerçek ısırgan otuyla uzaktan yakından alakası yoktur; sizi asla ısırmaz veya teninizi yakmaz. Nane ailesinden (Lamiaceae) gelen bu asil bitkiyi kare şeklindeki gövdesinden, kalp şeklindeki yumuşacık tüylü yapraklarından ve o harika pembe-mor borumsu çiçeklerinden şıp diye tanıyabilirsiniz. Üstelik şifalı bitkilerle yeni ilgilenmeye başlayanlar için doğadaki en kusursuz başlangıçtır; çünkü hem bulması çok kolaydır hem de içi baştan aşağı sağlık doludur. Mor Ballıbabanın Sağlığınıza Şaşırtıcı 6 Faydası 1. Gerçek Bir ...

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları Doğada yürüyüş yaparken paçalarınıza, çoraplarınıza inatla yapışan o pıtraklı bitkiyi hatırladınız mı? Çoğu zaman bahçeden temizlenmesi gereken bir "yabani ot" muamelesi gören bu bitki, aslında yüzyıllardır şifacılar tarafından baş tacı edilen Yoğurt Otu 'dur (Bilimsel adıyla Galium aparine ). İngilizcede "Goosegrass" olarak bilinen ve dilimizde de bu isimle (veya yöresel olarak Yapışkan Ot/Sünnetlik Otu şeklinde) anılan bu bitki, özellikle lenf sistemini temizlemesiyle ünlü, doğanın en güçlü detoks ajanlarından biridir. Yoğurt otu, sadece hayvanların severek yediği bir yeşillik değil, aynı zamanda modern insanın unuttuğu kadim bir ilaçtır. İşte bu mütevazı bitkinin sağlığınıza sunabileceği 8 mucizevi fayda: Yoğurt Otunun 8 Temel Sağlık Faydası 1. Vücudu Toksinlerden Arındırır (Detoks Etkisi) Yoğurt otu, güçlü idrar söktürücü özellikleri sayesinde vücudun filtreleme sistemini destekl...

Toprağın Dikenli Gücünün ve Şaşırtıcı Faydaları (Doğal Kuvvet Macunu)

Kırsalda, tarlalarda ya da tozlu toprak yollarda yürürken ayakkabınızın altına batan, hatta bisiklet tekerleğini bile patlatacak kadar inatçı ve sert dikenleri olan o yassı otu bilir misiniz? Anadolu'da " çarık dikeni " veya " demir dikeni " de denilen çoban çökerten otu (Tribulus terrestris), yere yapışık sarı çiçekleriyle ne kadar mütevazı görünse de, adı üstünde, heybetli bir çobanı bile acısıyla çökertecek kadar çetin bir bitkidir.  Ancak o can yakan dikenli tohumlarının içinde, binlerce yıldır Asya ve Anadolu tıbbında şifa niyetine kullanılan muazzam bir güç saklıdır . Çoğumuzun zararlı bir yabani ot sanıp tarladan söküp attığı bu bitki, günümüzde sporcuların performans artırıcı olarak peşinden koştuğu, modern tıbbın laboratuvarlarında incelenen doğal bir enerji kaynağıdır.  Üstelik sadece enerji vermekle kalmaz; böbrekleri temizlemekten damarları rahatlatmaya kadar bedende adeta bir bakım onarım çalışması başlatır. Hazırsanız, o...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl...