Ana içeriğe atla

En Usta Ev Hanımlarının Bile Konu Hamur İşi Olunca Farkında Olmadan Yaptığı 10 Hata


Evet, en usta ev hanımları bile bu hataları yapıyor çoğu zaman. İster dalgınlık deyin ister dikkatsizlik ister bilmemek ama bir kere yapıldı mı tadı tuzu kaçıyor maalesef böreğin, çöreğin, kekin, pastanın, kurabiyenin...



Çoğu zaman kurtarmak için maalesef çok geç oluyor. Söndürdüğünüz keki bir daha nasıl kabartacaksınız ki? Ya da dibine çöktürdüğünüz malzemeyi nasıl içine tekrar yayacaksınız ki... Olmaz tabi...




İşte bu yüzden aşağıdaki püf noktalarına kulak verin, bu hataları yapmaktan kendinizi sakının... Hazırsanız başlıyoruz... Okuduktan sonra, gizlice paylaşmayı unutmayın sakın... Mutlaka çevrenizde farkında olmadan bu hataları yapıp da "bir türlü benin keklerim böyle olmuyor", "bir türlü çıtır mı çıtır börek yapmayı beceremiyorum" diye hayıflanan sevdikleriniz vardır... Onlar da öğrensin, mutlu edin kendilerini...

1 - Poğaça yaparken unu elemeden kullanmak : 

Hamur işi yapacağınız zaman unu elemezseniz hamurun dokusunu bozar ve pürüzsüz bir görünüm ortaya çıkaramazsınız.Bu yüzden elek yardımıyla kullanacağınız un miktarı kadar eleme yapın.



2 - Börek harcı sıcakken yufkalarla buluşturmak : 

İç harç olarak kıyma ve pırasa kullanacaksak daha önceden hazırlanması lazımdır. Piştikten sonra biraz soğuması bekletilmeli. Aksi taktirde sıcak sıcak koyarsanız harçlar yufkayı terletir ve pişerken dağıtır.



3- Böreği fırına vermeden önce dinlenmesine müsaade etmemek : 

Böreği hazırladığımızda iç harcı ve sosu çekmesi için hemen fırın yerine üstünü streçleyip buzdolabına koymalısınız. Ve yine unutmayın, fırından börekleri çıkarttıktan sonra, ilk sıcaklığını atmasını bekleyin ve ardından daha fazla bekletmeden dilimleyin.




4 - Kek yaparken damla çikolata, kuru meyve ya da kuru yemiş gibi malzemeleri un ile karıştırmadan hamura eklemek : 

Unlamadığınız taktirde hepsi dibe çökecek ve hamura eşit şekilde dağılmayacaktır.

5 - Kek kalıbını fırına vermeden önce tezgaha vurmamak :

Önceden ısıtmış olduğumuz fırının içerisine hazırlanan karışımı koymadan önce, kek kalıbını tezgaha sertçe vurun. Bunun sebebi hazırladığımız karışımdaki kabarcıkların dışarıya çıkmasıdır. Böylelikle daha güzel pişer. Hem de şekli çok anlamsızcasına bozulmaz.



6 - Kekin fırında olduğu ilk 15-20 dakikada fırının kapağını açıp kontrol etmek :

Çoğu kek 180 derecelik fırında, 35-40 dakika aralığında pişer. Fakat en önemli zaman ilk 15-20 dakikadır. Sorunsuz pişmesini istiyorsanız fırının kapağını açmamalısınız. Pişmesine yakın açıp kontrol edebilirsiniz.




7 - Pişme süresi biter bitmez keki fırından çıkarıyorsunuz : 

Keki pişirirken acele etmemelisiniz. Piştikten sonra bile 10 dakika boyunca kek kalıbının içinde kalmalı. Bu durum brownie kekler için geçerlidir. Bazı sünger keklerin sönmemesi lazımdır. Bu yüzden oda sıcaklığıyla hemen etkileşime geçmelidir.



8- Meyveli pasta yaparken taze meyvelere toz şeker serpmeden eklemek : 

Meyvenin tatlı olup olmaması farketmez. Eğer toz şeker serpmeden eklerseniz pastayı yerken ağzınıza acımsı tat gelir.





9- Hamur halindeki kurabiyeleri dinlendirmeden pişirmek :

Yapmış olduğunuz kurabiyelerin dış görünüşü bozulmasın istiyorsanız hamur haldeyken fırına atmadan 1 saat buzdolabında bekletin. Hamur dinlendikten sonra çok fazla oynamadan şekil vermeye çalışın. Elinizi soğuk suya batırarak şekil verirseniz hamurun dağılmamasını sağlarsınız.



10- Kurabiyenin kalınlıklarına özen göstermemek : 

Hamur ne kadar önem taşısa da kurabiyelerin kalınlığıda önemli noktadır. 1 santimden ince olursa çabucak kırılıp parçalanır. Kalın olursa da içi çiğ kalır.





Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...




Görsel kaynaklar:
  • http://priceok.ru/
  • http://www.livestrong.com/article/516814-how-to-prevent-an-air-bubble-when-mixing/
İçerik Kaynakları :
  • http://www.gretchensbakery.com/do-i-sift-the-flour-before-or-after-i-measure/

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Japon Çocuklarının Uysal Olma Nedenleri (Muhteşem, Herkes Okumalı)

Japon halkının karakteri dünyada birçok kesimlerce beğenilmektedir. Onların, aşırı büyük trajedileri muazzam bir stoacılıkla karşıladıklarını görürüz. Hiçbir durumda kontrolü ve kolektif bilinci kaybetmezler. Ayrıca, başkalarına gösterdikleri büyük saygı ve iş ahlakı ile bilinirler. Sadece Japon yetişkinler değil, çocuklar da Batı dünyasında gördüğümüz şeylerden çok farklıdır. Çok genç yaştan itibaren, yumuşak huylu ve nazik olmak ile meşhurlardır. Japon çocuklar öfke nöbetlerine girmez ve kontrolü kaybetmezler. “ Başarısız bir şekilde kendi tepkilerini kontrol etmeye çalışmak, korkunun köleliğine yol açan senaryosudur. ” – Giorgio Nardone Japonlar, kendini kontrol etme, saygı ve dizginleme değerlerinin hakim olduğu bir toplum oluşturmayı nasıl başardı? Çok katı oldukları için mi disiplinli bir topluma kavuştular? Ya da belki, çocuk yetiştirme stratejileri etkili kalıpları mı içeriyor? Bu konuyu daha ayrıntılı olarak inceleyelim. Japonlar aileye çok öne

Temizlikte Asla Sirke Kullanmamanız Gereken 6 Yer

Kimyasal kullanmamak için çoğu zaman ev temizliğinde sirke kullanırız. Ancak ev temizliğinde sirke her zaman yarar sağlamıyor. Evinizde kullandığınız birçok noktada sirke yarar yerine zarar verebiliyor. İşte ev temizliğinde asla sirke kullanmamanız gereken yerler. Sirke yemekler dışında temizlik konusunda da çoğu ev hanımının kurtarıcısı haline geldi. Yer silmeden çamaşır makinesinde yumuşatıcı olarak kullanmaya, dibi tutmuş tencereleri temizlemeye kadar daha birçok şeyde sirke kullanılıyor. Ancak sirke ev temizliğinde bir numaralı yardımcınız olsa da asla kullanılmaması gereken yerler var. İşte ev temizliğinde sirkeyi kullanmamanız gereken yerler 1 : Granit ve mermer mutfak tezgâhları  : Sirke içerisinde yer alan yoğun miktardaki asit nedeniyle granit ve mermer yüzeylere zarar verebilir, lekelenmeler oluşmasına neden olabilir. 2 : Ütüdeki yanık lekeleri  : Bayanların korkulu rüyası haline gelen ütü üzerine yapışmış yanık lekeler

Çamaşır Yumuşatıcının Harikalar Yarattığı Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz 7 Yer

Bazı temizlik malzemeleri kullanım amaçlarının dışında da kullanılabiliyorlar. Evinizde kullandığınız birçok temizlik ürünü farklı alanlarda da kullanılabiliyorlar. Bunlardan biri de yumuşatıcı. Sadece kıyafetlerinizi yumuşatmakla kalmıyor aynı zamanda evinizin pırıl pırıl olmasını sağlıyor. Kulağa garip gelse de yumuşatıcılar, temizlik ürünlerinden daha fazla işe yarıyorlar. Yumuşatıcıyla yapabileceğiniz yedi farklı şeyi gördükten sonra siz de hak vereceksiniz. 1- Pencereler :  Pencereleriniz mi kirlendi? Sıkıntı yok! Hemen suyun içine yumuşatıcı ekleyin. Sprey şişesine koyup pencerelerinize sıkın ve kuru bezle camlarınızı temizleyin. Pencerelerinizin nasıl parladığını görünce siz bile şaşıracaksınız! 2- Yerler :  Yumuşatıcılar, sadece kıyafetlerinizi yumuşatmakla kalmaz aynı zamanda yerleri de pamuk gibi yapar. Ilık suyla yumuşatıcıyı karıştırın ve karışımla yeri paspaslayın. Yerde en ufak bir toz kalmayacak ve sert zemininizin yumuşadığını

Asla Buzdolabına Koymamanız Gereken 11 Yiyecek -

Mesela ekmeği buzdolabında mı, dondurucuda mı yoksa ekmek kutusunda mı saklamalıyız? Domatesi dolaba mı yoksa mutfak dolabına mı koymalıyız? Buzdolabına konulmaması gereken yiyecekler hakkında ne kadar bilgimiz var? Bazı yiyecekler tamamen buzdolabının dışında tutulmalı. Bunlardan en fazla tartışılanı kuşkusuz tereyağı oldu. İnsanlar tereyağını nasıl ve ne kadar süre dolabın dışında tutabileceklerini tartıştı. Dolaba konan yağı sürmek zor, peki ne yapmalıyız? Araştırmalar tereyağını ambalajından çıkarmadan buzdolabında saklamamız gerektiğini ve kullanmadan 10, 15 dakika önce çıkarmamızı söylüyor. Çünkü tereyağı pastörize sütten yapılıyor ve uzun süre dışarıda kalınca bozulma ihtimali artıyor. Tuzlu tereyağının bozulma süresi daha düşük çünkü tuz, bozulma oranını azaltıp bakterileri uzak tutuyor. Özetle, tereyağını tüm hafta boyunca dışarıda tutmanız önerilmiyor ama birkaç saat dışarıda kalmasında da sorun yok. Bazı yiyeceklerse tamamen buzdolabının dışın

Oğlunu Kaybeden Babanın Çocukları Hala Hayatta Olan Anne ve Babalara 9 Tavsiyesi +

Çocuklarınızın her daim yanınızda olacağını düşünerek hata ediyorsunuz. İşimizle ve diğer sorunlarla o kadar meşgulüz ki hayatımızdaki en değerli varlıkları unutuyoruz. Evlat acısını kimsenin tecrübe etmemesi söylenir. Richard Pringle ismindeki babanın Hughie ismindeki oğlu geçtiğimiz yaz beyin kanaması geçirdikten sonra hayatını kaybetti. Acılı baba, şimdi diğer anne ve babaların okumasını istediği 9 maddelik bir liste oluşturdu. Bütün anne ve babaların okuması gerekiyor. Minik Hughie henüz 3 yaşındayken hayatını kaybetti. Baba, Mirror’a “Beyin kanaması geçirme şansı sadece %5’ti. Maalesef %5’lik ihtimal gerçekleşti” dedi. Oğlunu kaybettikten bir yıl sonra Richard diğer anne ve babaların okumasını istediği 10 maddelik bir tavsiye listesi hazırladı. Okuyanlar hem duygulandılar hem de herkesin okuması için hızla paylaştılar. İşte Richard’ın evlatları hayatta olan anne ve babalara 10 tavsiyesi:     1. “Çocuklarınızı ne kadar öperseniz öpün size az geli