Ana içeriğe atla

Vücudunuz D Vitamini Eksikliğiniz Olduğunu Bu 13 İşaretle Gösteriyor



Gün geçtikçe D vitamini eksikliğinin sağlığınızı ne kadar olumsuz etkilediği ortaya çıkıyor. Kalsiyum emilimini hızlandıran ve kemiklerinizin gelişmesini sağlayan D vitamini, özellikle dişleriniz ve iskeletiniz için çok önemli. Çoğu kişinin yeterince alamadığı vitaminlerden en önde geleni.

D vitamini eksikliğinin tespiti dikkat isteyen bir iş. Eksikliği birçok hastalığa kapı açıyor. Bu nedenle belirtilerinden haberdar olmak çok önemli. 

D vitamini eksikliği, neredeyse dünyanın her ülkesindeki insanları etkiliyor. Eğer fazla dışarıya çıkmıyorsanız ve güneş ışığı almıyorsanız D vitamini eksikliği çekmeniz işten bile değil. Vücut bu vitamini kendiliğinden üretemiyor. Güneş ışığı almanız gerekiyor.



D vitamini yağ hücrelerinde aylarca depo edilebiliyor. Ancak soğuk bölgelerde yaşıyorsanız, D vitaminleri vücut tarafından hızlıca kullanılıyor. Bazı kaynaklardan aktarılanlara göre, D vitamini vücutta ortalama üç ay boyunca saklanıyormuş ancak bu kişiden kişiye değişiyormuş.


D vitamine ihtiyacınız olduğunun 13 işareti:

1- Kas zayıflığı/yorgunluğu :

D vitamini güçlü bir sinir sisteminin olmazsa olmazıdır. D vitamini eksikliği ağrıya, kas zayıflığına ve hatta kofnitif yetersizliğe neden oluyor.



Newcastle Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yeterince D vitamini alıyorsanız spor yaptıktan sonra daha az yorgun hissediyormuşsunuz.

2- Kemik ağrısı :

Kemik ağrısı çeken 150 kişiye yapılan testlerde, %93’ünün D vitamini seviyesinin çok düşük olduğu görüldü.


D vitamini eksikliğinde kas lifleri tam olarak çalışmadığından kalça ve leğen kemiği çevresinde ağrılar meydana gelir.



3- Solunum problemleri :

D vitamini solunum yollarınızın düzgün bir şekilde çalışmasını sağlayıp sizi hastalıklardan ve enfeksiyonlardan korur. Özellikle de çocuk için çok önemlidir.

Çocuğunuzda astım varsa, daha fazla D vitamini almasını sağlamalısınız. Yapılan yeni bir araştırmada, D vitamini takviyesi alan çocukların astım krizi geçirme riskinin %50 daha düşük olduğu görüldü.


4- Sıcak basması :

Alnınız durup dururken terliyor mu? Oda sıcaklığı normal olmasına rağmen anormal bir şekilde terliyor musunuz? Boston University Medical Center’da çalışan Michael Holick’e göre bunların hepsi D vitamini eksikliğinin belirtisiymiş.



Yine eskiden doktorlar, yeni bebeği olan annelere alınlarını kontrol etmelerini söylerlermiş.

5- Depresyon :

Yapılan birçok araştırmada D vitamini eksikliğinin depresyona neden olduğu kanıtlandı. D vitamini eksikliği çeken kadınların depresyona girme riski erkeklerin iki katı oranındaymış.

Finlandiya’da yapılan bir araştırmada D vitamini seviyesi yüksek olanların depresyona girme riski %35 daha azmış.


Yine de depresyon ve D vitamini arasındaki bağa dair tartışmalar yok değil.

6- Doğurganlık :

Avustralya’da 2008’de yapılan bir araştırmada D vitamininin doğurganlıkta hayati önemi olduğu görüldü.



Ek olarak yapay döllenme yoluyla gebe kalmak isteyen anne adaylarından, D vitamini seviyesi yüksek olanlar tedaviye daha iyi yanıt veriyormuş.

7- Kronik baş ağrısı :

Sık sık başınız mı ağrıyor? D vitamini eksikliği kronik baş ağrılarına neden oluyor.


Finlandiya’da 1984 ile 1989 yılları arasında 42 ile 60 yaşları arasında 2.600 erkeğin katıldığı bir araştırma yapıldı. Erkeklerden %68’inde D vitamini eksikliği ve beraberinde kronik baş ağrısı olduğu tespit edildi.



8- Cilt problemleri :

Yapılan birçok araştırmada D vitamininin vitiligo ve sedef hastalığıyla savaştığı görüldü.

Greenmedinfo’dan aktarılanlara göre 2013 yılında 16 vitiligo ve 9 sedef hastasına D vitamini takviyesi verilmiş. Takviyenin ardından hastalıklarının ve belirtilerinin hafiflediği görülmüş.


9- Saç dökülmesi :

Saçlarınız mı dökülüyor? D vitamini eksikliğiniz olabilir.

18 ile 45 yaşları arasında saçların dökülmesinden şikayetçi olan 80 kadının katıldığı bir çalışmada hepsinde D vitamini eksikliği tespit edildi.



10- Yorgunluk :

Sık sık yoruluyor musunuz? Böyle hisseden birçok insan D vitamini eksiklikleri olduğunu bilmiyorlar.

Vücudunuz enerji üretebilmek için D vitaminine ihtiyaç duyar. D vitamini eksikliğinde günün büyük bir bölümünde yorgun hissedersiniz.


11- Yüksek tansiyon :

D vitamini eksikliği direk olarak yüksek tansiyona neden oluyor. Güney Avustralya Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı bir araştırmada kendilerini sürekli yorgun hisseden kişiler incelendi ve hepsinde de D vitamini eksikliği olduğu görüldü.



12- Kemiklerde zayıflık :

30’lu yaşlara yaklaştığınızda vücudunuz kemik gelişimini durduruyor. D vitamini eksikliği bunun daha erken yaşlarda görülmesine neden oluyor.


Kemik erimesi ve D vitamini eksikliği arasındaki ilişki üzerine de yıllardır araştırmalar yapılıyor. Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri alarak kemiklerinizin düzgün bir şekilde gelişmesini sağlayabilir ve kemik erimesinin önüne geçebilirsiniz.



13- Ruh hali değişikliği :

D vitamini, mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin salınımında direk olarak etkilidir.

Sık sık kızgın hissediyor musunuz? Küçük şeyler sizi hemen rahatsız mı ediyor? D vitamini eksikliğiniz olabilir. Sheffield Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada D vitamininin anksiyete, uykusuzluk ve depresyona iyi geldiği görüldü.


D vitamini açısından zengin yiyecekler :

Vücudunuzdaki D vitamini oranını arttırmak mı istiyorsunuz? İşte D vitamini açısından zengin olan yiyecekler:
  • Süt
  • Peynir
  • Yumurta sarısı
  • Karaciğer
  • Balık (Somon, levrek, turna, sardalya)
  • Mantar
  • D vitamini takviyeleri




Aşağıdaki yaş grubundakiler için D vitamini takviyeleri özellikle önerilir:

  • İki yaşının altındaki çocuklar
  • İki yaşının üstündeki koyu renk saçlara sahip çocuklar
  • Dışarıya fazla çıkmayan çocuklar
  • Balık yemeyen çocuklar
  • D vitamini açısından zengin yiyecekleri tüketmeyen hamile kadınlar
  • Dışarıda fazla vakit geçirmeyen yaşlılar

 Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...





Görsel kaynaklar:
  • https://www.medicinenet.com/vitamin_d_deficiency/article.htm
İçerik Kaynakları :
  • https://www.medicinenet.com/vitamin_d_deficiency/article.htm
  • https://www.nytimes.com/2017/04/10/health/vitamin-d-deficiency-supplements.html
  • https://www.webmd.com/diet/guide/vitamin-d-deficiency#1




ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Muz Kabuğunu Boşa Harcamayın

Muz kabuğu: boşa harcamayın! Ağırlığınca altın değerinde Mutfakta her şeyin bir değeri vardır, hatta ilk bakışta kullanılamaz gibi görünen şeylerin bile. Muz kabuğu da bu değerli unsurlardan biridir. Birçok faydalı özelliğe sahip olan muz kabuğu, çöpe atılmak yerine birçok farklı şekilde kullanılabilir. Pek çok meyvenin kabuğunun yenilebilir ve son derece faydalı olduğu bilinir. Muz kabuğu da bu meyvelerden biridir. Peki muz kabuğunun faydaları nelerdir? Muz Kabuğunun Faydaları: Cilt Bakımı: Muz kabuğu, cildi korumak ve nemlendirmek için kullanılabilir. Yüzünüze muz kabuğu sürerek cildinizi nemlendirebilir ve aydınlatabilirsiniz. Ayrıca muz kabuğu kırışıklarla savaşmada da oldukça etkilidir. Sivilce belirtilerini azaltmaya ve gözlerin şişmesini hafifletmeye yardımcı olur. Besin Değeri: Muz kabuğu, lif, potasyum, inülin, fenoller, magnezyum, karotenoidler, polifenoller ve B6 ve B12 vitaminleri gibi birçok besin açısından zengindir. Muz kabuğunu smoothie'lerinize ekleyebilir,

Fırının Altındaki Çekmecenin Ne İşe Yarar? Kullanım Amacı Nedir?

Fırının altındaki çekmece, işte o muamma! Hadi birlikte bakalım. Öncelikle, çoğu insanın fırının altındaki çekmecenin ne işe yaradığına dair pek bir fikri yok. İşin doğrusu, bu çekmece, fırınla ilgili bir sürü farklı görev için kullanılabilir. Birinci olarak, bazı fırın modellerinde alt çekmece, yemekleri sıcak tutmak veya ısıtmak için kullanılır. Diyelim ki, yemeği pişirdiniz ve servis zamanı gelmeden önce bir süre sıcak tutmak istiyorsunuz, işte bu çekmece işinize yarar. Böylece yemeğiniz servise hazır ve sıcak olur. İkinci olarak, bu çekmece bazen depolama alanı olarak kullanılır. Eğer mutfakta fazladan depolama alanına ihtiyacınız varsa, fırının altındaki çekmecede fırın tepsilerini, tavalaları veya diğer mutfak araçlarını saklayabilirsiniz. Küçük mutfaklarda özellikle bu çekmece hayat kurtarıcı olabilir. Üçüncü olarak, bazı fırın modellerinde alt çekmece, fırının altındaki artıkları toplamak ve temizlemek için tasarlanmıştır. Bu da oldukça kullanışlıdır çünkü fırın içinde oluş

Barış Çiçeği ve Orkideler İçin İçin Ev Yapımı Maya Gübresi

Barış çiçekleri, iç mekan bitki koleksiyonlarımızın vazgeçilmez üyeleridir. Bu bitkilerin sağlıklı büyümesi ve canlı kalması için uygun gübreleme oldukça önemlidir. Ev yapımı çiçek gübreleri, kimyasal ürünlere doğal ve çevre dostu bir alternatif sunar. Bu yazıda, maya kullanarak etkili bir ev yapımı gübre nasıl yapılır ve bitki sağlığını ve canlılığını artırmak için nasıl uygulanır, detaylı bir şekilde açıklayacağız. Maya, mineral bazlı bitki gübrelerinin doğal ve çevre dostu bir alternatifidir. Düzenli olarak uygulanması, bitkilerin genel sağlığı üzerinde son derece olumlu bir etkiye sahiptir. Maya, sadece besin sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkinin çeşitli hastalıklara karşı direncini de artırır. Doğal maya bazlı gübreler, bitki büyümesini teşvik eder, kök sistemlerini güçlendirir ve çiçeklenmeyi destekler. Maya bazlı gübrelerin en dikkat çekici faydalarından biri, topraktan su ve minerallerin bitkiler tarafından emilimini kolaylaştırma yetenekleridir. Bu besin açısından zengin

Yaprakları Sararan Orkidelere Yeniden Hayat Veren Karışım

Sadece bu karışımdan 1 bardak dökün, orkideninzin kökü güçlensin, yaprakları sararmasın, çiçekleri hep açsın. Sararan Yapraklar ve Mantarla Mücadele: Orkidelerinizin Sağlığını Nasıl Yeniden Kazanırsınız? Eğer orkidelerinizde sararan yapraklar ve mantar sorunlarıyla karşılaşıyorsanız, endişelenmenize gerek yok. Hasarlı kökleri kesmek, orkidenizin hızla toparlanması için ilk adımdır. Hasar görmüş kökleri tamamen keserek işe başlayın.  Çiçek dalının yeşil kısımları için de hasarlı bölgeleri budamanız tavsiye edilir. Orkidenizi iyice temizleyerek iyileşme sürecine hazırlayın. Sarımsak Suyu ile Tedavi: Doğal ve Etkili Bir Yöntem Doğal bir çözüm olarak sarımsak suyu, orkidelerinizi iyileştirmek için harikalar yaratabilir. İki diş sarımsağı ezin, küçük parçalara kesin ve oda sıcaklığında yarım litre suda bekletin. Sarımsakla karışmış suyu süzdükten sonra, orkide yapraklarını bu su ile yıkayın.  Bu adım, bitkinizin genel sağlığına katkıda bulunur. Orkideyi sarımsak suyuna 25 dakika boyunca d

Çamaşırlarınızı Çok Daha Temiz, Parlak ve Canlı Hale Getirecek 13 Özel Yıkama Taktiği

Çamaşır yıkamak muhtemelen en sıkıcı ev işlerinden biridir ve bunun çözümü için neredeyse hiçbir yol yoktur. Mühendisler her zaman bizler için yeni ev aletlerini icat ederler hatta artık uzaktan bile kontrol edilebilen bir tür çamaşır makinesi bile var ama hala bu süreç hiç keyifli değil. İstatistiklere göre, kadınlar yaklaşık olarak günde 17 dakika çamaşır yıkıyor. Bu yazıda sizinle; çamaşırlarınızı ayırmak, çamaşırlarınızı yıkamak ve çamaşırlarınızı kolayca kurutmak için harcadığınız zamanı önemli ölçüde azaltabilecek bazı hileleri paylaşacağız. Sizler için çamaşırları hızlı ve basit bir süreç haline getirecek öneriler listesi hazırladık. 1. Çamaşırlarınızı beyazlatmak için çamaşır makinenize bir miktar aspirin hapı koyun. Bazı insanlar, sıklıkla ortaya çıkan sarı ter lekeleri nedeniyle beyaz kıyafetleri giymekten kaçınmayı ister. Artık güzel, beyaz bir gömleği giymekten hiç korkma, sana iyi haberlerimiz var! Birkaç aspirin hapını çamaşır makinesine

10 Dakikada Buz Tutan Buzluğun Buzunu Çözdürmek Yöntemi

  Dondurucunuzu 10 Dakikada Buzdan Kurtulun! Temizlik zaman ve emek ister. Bu nedenle, işlerimizi hızlı ve kolay bir şekilde halledebilmemiz için bazı püf noktaları bilmek her zaman faydalıdır. Bugün size, dondurucunuzun buzunu sadece 10 dakikada çözmenizi sağlayacak harika bir numarayı anlatacağız. Bir kez denedikten sonra asla vazgeçemeyeceksiniz! Neden Dondurucunun Buzunu Çözmeliyiz? Dondurucunuzu düzenli olarak temizlemez ve buzunu çözmezseniz, buz birikmesi ve dondurucunun verimli çalışmasını engelleme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Bu durum, dondurucunun ayarladığınız sıcaklığı korumak için daha fazla enerji kullanmasına neden olur (enerji tasarrufu için ipuçları da öğrenebilirsiniz) ve dondurucuda yer kalmamasına yol açar. Ayrıca buz birikmesi, kötü kokulara neden olabilecek kir ve yiyecek artıklarının da birikmesine zemin hazırlar. Dondurucunun Buzunu Çözmenin Kolay Yolu: Dondurucudaki yiyecekleri boşaltın. Yiyeceklerin çözülebileceğini unutmayın. Bu nedenle, yiyecek

Sadece 1 Haftada Çiçeklerinizdeki Değişime Hayran Kalacaksınız

Bitkilerinizin rekor sürede çiçek açmasını mı hayal ediyorsunuz? Daha fazla aramanıza gerek yok! Mutfağınızdaki basit bir yumurta kabuğu spreyi bahçeniniz için harikalar yaratabilir. Bu kolay ve etkili teknikle sadece bir haftada hızlı büyümeyi ve canlı çiçekleri açığa çıkarmanın sırrını keşfedin. Yumurta kabukları mutfak atığı olmaktan çok daha fazlasıdır; bitki gelişimi ve çiçeklenme için önemli bir besin olan kalsiyumun doğal kaynağıdırlar. Yumurta kabuklarının kalsiyum açısından zengin yapısından yararlanarak, bitkilerinizin çiçeklenme sürecini hızlandırabilir ve kısa sürede inanılmaz sonuçlar görebilirsiniz. Yumurta kabuğu spreyinizi yapmak için mutfaktan topladığınız yumurta kabuklarını yıkayarak başlayın. Tamamen kurumasını sağlayın ve sonra küçük parçalara öğütün. Öğütüldükten sonra yumurta kabuklarını temiz bir kaba alın ve üzerlerini su ile kapatın. Karışımı birkaç gün bekletin. Bu bekleme süresi boyunca kalsiyum, yumurta kabuklarından suya geçerek besin açısından zengin bi

Güçlü Yapraklı Bol Çiçekli Sardunya Yetiştirmenin Püf Noktası

  Sardunyalar: Bunu yaparsanız, onları kurutursunuz Sardunya budaması sürekli yapılmalıdır. Çoğu bitkide olduğu gibi, solmuş yapraklar ve çiçekler yenilerinin çiçek açmasını önler. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi, bu bitkinin yaprakları hassastır, bu yüzden sürekli bakıma ihtiyaçları vardır.  Sarı veya kuru parçaları hem topraktan hem de gövdenin kendisinden görür görmez çıkarın. Bitkideki hava sirkülasyonunu iyileştirmek ve sardunyaların tekrar çiçek açmasını sağlamak için kuru sapların uçlarının kesilmesi de önerilir. Sardunyalar zararlılara karşı savunmasız bitkilerdir. Sardunyanızın dallarındaki delikleri düzenli olarak kontrol ederek sardunya kelebeğine özel dikkat gösterin. Ayrıca yaprakları mantarların olası varlığı açısından kontrol edin ve bitkinin saldırıya uğradığını fark ettiğiniz anda hızlı bir şekilde tedavi edin.  Sardunyanızın aniden sarı yaprakları olduğunu görürseniz korkmayın: demir eksikliği nedeniyle. Bu sorunu bitkinin etrafına yumurta kabuğu parçaları y

Ev Yapımı Doğal Çiçek Çoşturan Karışım İle Çiçek Açmayan Çiçek Kalmasın

Saksıya, toprağa 1 bardak dökün, bunun adı doğal çiçek çoşturan. Evdeki çiçeklerin sağlıklı büyümesini ve çiçek açmasını sağlamak için doğal bir yöntem mi arıyorsunuz? O zaman çay yapraklarını kullanarak yapabileceğiniz bu kür tam size göre! Çayın içeriğindeki yararlı maddeler, bitkilerinizi canlandırır ve çiçeklerinize canlılık katar.  Çay yaprakları, azot, potasyum, fosfor, demir ve magnezyum gibi besin maddeleri açısından zengindir. Bu besin maddeleri, bitkilerin bağışıklık sistemlerini güçlendirir ve zararlılara karşı korunmasına yardımcı olur. İşte bu doğal gübreyi kullanarak evinizdeki çiçekleri nasıl coşturacağınızı anlatan pratik bir rehber. Çay yapraklarını gübre olarak kullanmak oldukça basit ve ekonomiktir. İçtiğiniz çayın yapraklarını kurutarak veya yeni demlenmiş çaydan çıkardığınız yaprakları kullanabilirsiniz. Kuruyan çay yapraklarını toprağın üstüne serpip karıştırarak toprağın besin değerini artırabilirsiniz. Bu yöntemle, çiçeklerinizin büyümesini desteklemiş olursun

Yılların Çileli Hastalığına ve Bir Çok Rahatsızlığa Son Veren Bitki

Böbrek ve safra taşları ile iltihaplanmalar üzerinde etkili bir bitkidir. İnsanlığın doğuşundan beri varlığını sürdüren ve dünya üzerinde bulunan en şiddetli 3 ağrıdan bir tanesi olduğu bilinen o meşhur ağrıdan kurtaran mucizevi bitki bu... Hangi ağrı derseniz, Allah kimseye yaşatmasın, tabi ki de böbrek taşı hastalığı... Sadece böbrek taşı mı? Böbrek taşının yanında daha bir çok rahatsızlığın şifası o... Aktarlarda bu bitkiyi dalak otu, mayasıl otu,altın çiçek,güneş çiçeği ve uluda çiçeği isimleri ile de bulabilirsiniz. Ama en yaygın adı altın otu dur. Ülkemizde de bulunan altın otu bitkisi çoğu bölgede yetişebilen yabani bir bitkidir. Bu bitkinin ortalama boyu 50-60 cm arasındadır. Sarı renkli olan bu bitkinin görüntüsü çiçekleri saplar üzerinde şemsiye havası veren küçük topluluklar halindedir. Bu bitki kurutulmasına rağmen sarı rengini kaybetmez. Sarı rengini koruduğundan dolayı çiçekcilerin süslemede kullandığı en önemli çiçeklerdendir. Güz