Ana içeriğe atla

Yeşilliklerin Mücevheri : Baştan Uca Tüm Vücudun Çalışması Sistemini Düzenler



Yeşilliklerin mücevheri olarak kabul edilen tere, zengin besin içeriği ve keskin lezzetiyle sofralarımıza sağlık ve canlılık katıyor. Bu bitki, sadece salatalarımıza değil, aynı zamanda sağlığımıza da benzersiz katkılar sunuyor.  Ülkemizin neredeyse her yerinde yetiştirilebilen tere baştan uca vücudun çalışma sistemini düzenlemeye yardımcı oluyor.



Üstelik bu bitkinin sağlık açısından birçok yararı var. İşte mucize bitki olarak adlandırılan tere otunun faydaları…



Terenin Faydaları Nelerdir


1- Demir eksikliğini unutun: 

Demir eksikliği birçoğumuzun başına gelebilir. Demir eksikliğinde daha çabuk yorulur ve kendimizi daha halsiz hissederiz. Demir eksikliği vücudumuzun hastalıklara karşı direncinin azalmasına sebep olur. Yeterince demir içeren besinler tüketmediğimiz zaman çeşitli rahatsızlıklara da davetiye çıkarırız.


Ancak tere otundaki demir bizim ihtiyacımızı büyük ölçüde karşılayacaktır. Demir vitamini açısından zengin olan tere otundan günde 1-4 dal tüketerek vücudunuza demir takviyesi yapabilirsiniz.

2- Sigarayı bırakamayanlar: 


Tere otu aynı zamanda iyi ciğerlerimizin dostudur. Karaciğer ve akciğerdeki tahribatları tere otu ile düzeltmeniz ve iyileştirmeniz mümkündür.



Özellikle sigara kullananlar için tere otu tüketimi son derece önemlidir. Çünkü sigaradaki yabancı ve zararlı maddelerin bir kısmı sigara izmariti tarafından emilirken bir kısmını temizlemek de akciğerlilerimize doğru yola çıkıyor.


Akciğerlerde temizlenmeye devam eden sigara dumanı zamanla akciğerleri kirletiyor. Ancak ne yazık ki akciğerlerimizi bir izmarit gibi çöpe atamıyoruz.



Sigarayı bırakmak istiyor ancak bırakamıyorsanız bu durumda sigaranın oluşturduğu tahribatı giderecek olan tere otunu tüketmemiz sağlığınız açısından önemlidir. Çünkü tere otu bilinen en iyi toksin atıcılardandır.

3- Kanser oluşumunu engelliyor: 

Kanser hiçbirimizin istemediği ölümcül olabilen hastalıklardan birisidir. Hastalık birçok sebepten dolayı oluşabilir. Ancak tere otundaki bazı kimyasalların kanser oluşumunu önlediği araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır.


Yapılan araştırmalarda tere otundaki kimyasalın beyin ile hücreler arasındaki kanser iletişim sinyallerini keserek tümörde küçülme hatta yok olma sağladığını ortaya koymuştur.



Sadece kanser hastaları değil aynı zamanda hastalıktan korunmak isteyenlerin de günde ayda 3-4 Gün boyunca 1-3 tutam tere otu tüketmeleri önerilmektedir.

4- İdrar yolları için tere otu: 


Tere otu iyi bir idrar söktürücüdür. Özellikle idrar yolları enfeksiyonlarında tüketilmesi gerekmektedir.


Sağlımıza olan faydalarının tartışılmaz hale geldiği tere otu böbreklerin çalışma sistemini düzenleyerek idrar yollarındaki çeşitli hastalıkları da tedavi etmektedir.



Kullanıma bağlı olarak ilk günlerde idrarda yanma hissedilebilir. Bu belirtiler hastalıklarınızın giderilmeye başladığına işarettir. Tere otunu düzenli tükettiğiniz takdirde idrar yollarındaki hastalıklarınıza şifa olacaktır.

5- Anne sütünü arttırıyor:

Birçok kadının ortak endişesi sütün az olmasıdır. Anne Sütünün çocuk üzerindeki faydasını ve önemini düşündüğümüzde bu endişeye hak vermemek mümkün değildir. Tere otunu düzenli tüketen kadınların sütünde artış gözlemlenmiştir.


Tere otu düzenli kullanıldığında sütün azalmasına sebebiyet veren birçok hastalığı da tedavi edici özelliğe sahiptir.

Evinizden şifayı eksik etmeyin.

Kadından erkeğe, çocuktan yaşlıya kadar bütün bir ailenin sağlığına hitap eden tere otu;
  • ciğerleri temizliyor,
  • nefesi açıyor,
  • kolesterolü düzenliyor,
  • kanı temizliyor,
  • idrar yolları ve bağırsak sorunlarını düzeltiyor,
  • öksürük ve uykusuzluk gibi temel hastalıkların gelişimini önlüyor.



Tere Diğer Faydaları

  • Özellikle yaşlılarda tere otu kan basıncını düşürürken solunumu güçlendiriyor. Damarların genişlemesine yardımcı olup, damar sertliğine karşı savaşıyor.
  • Tere otu sayesinde solunumu güçlendirebilirsiniz. Demir eksikliklerinin sebep olduğu hastalıklara da tere otu ile elveda diyebilirsiniz.
  • Tere otu bir bitki değil bir şifa kapsülüdür. Bu nedenle her evde tüketilmesi gereken başlıca bitkiler arasında yer alıyor.
  • Günlük hayat da çok kullandığımız ve özelikle de yemeklerin yanın da meze olarak da kullandığımız bir diğer besin maddemiz ise teredir.

  • İçeriğin de ki vitaminlerin yanı sıra vücutta özelikle de kas oluşumunu hızlandıran tere daha bir çok bilmediğimiz faydası ile sofralarımızı süslemektedir.
  • Hemen hemen her kış akşamı salatalarınız da kullandığımız balığın yanına meze olarak kullandığımız terenin özelikle de kadın hastalıkların da bizlere çok büyük bir yarar sağlamaktadır.
  • İçin de ki minareler ile de özelikle de kadınların adet döngülerinin düzenlenmesin de ve Ağrısız bir adet dönemi geçirmenize yardımcı olmaktadır.
  • Terenin bunun yanı sıra bebek emziren anne adayların da süt artışına ve sağlıklı bir emzirme dönemi geçirmelerine yardımcı olmaktadır. Terenin bir de sindirim sistemi için de bir çok faydası bulunmaktadır.

  • Tere belki de kan arındırma özelliğinden dolayı sindirim sistemini hızlandırır ve iştah açıcı özeliğe sahip olmasını sağlamaktadır
  • Ayrıca tere tohumun çiğnenerek tüketilmesi durumun da solunum yollarının açılmasına ve nezle gibi hastalıkların gecikmesine neden olmaktadır.
  • Özellikle çocuklarda solunum güçlüğü sık karşılaşılmakta olan bir durumdur.



Tere, turp grubundandır. Bakla yemeği yapıldığında üzerine konulan veya cacığın içerisine, dolmaya konulan dereotu ile karıştırılmamalıdır.  Tere otunu satın alırken mutlaka dikkat edilmesi gereken nokta, taze olması ve kesinliklede sararmamış olmasıdır. Yaprakları sararmış olan tere zehirli maddeler içermektedir. 



Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...




Görsel kaynaklar:
  • https://www.youtube.com/watch?v=x9Eg0-bSloc
İçerik Kaynakları :
  • https://www.youtube.com/watch?v=x9Eg0-bSloc

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Evde Çekirdekten Hurma Ağacı Nasıl Yetişir? (Videolu Anlatım)

Evde Saksıda Hurma Tohumu Çimlendirme Hurma ağacı sıcak iklime uygun bir bitkidir ancak tüm bitkilerde olduğu gibi bitkinin optimum istekleri karşılandığında evimizde yetiştirebiliriz. Hurma ağacını da evimizde yetiştirebileceğimiz üstelik çok hoş bir salon bitkisi olabilecek palmiyelerden biridir. Çekirdekten hurma ağacı yetiştirmenin kolay yolu var. Hurma çekirdeğini kuruyana kadar bir kaç gün sıcak bir alanda bekletip daha sonra su çekene kadar ılık su içinde bekleterek çimlenmesini sağlamak. Su çektiğini anlamanın en kolay yolu çekirdeğin şiştiğini görmektir. Hurma tohumlarını en az 3 gün bir bardak suyun içinde bektin. Hurma çekirdeği şiştikten sonra onu bir kap içerisine ıslak talaş içerisine ekin ve talaşın nemli kalmasını sağlayın. Yaklaşık bir ay sonda hurma ağacınız filiz verecektir ve bitki boyu 10 cm olduğunda onu kum karıştırılmış kaliteli bir torf içerisine alıp yetiştirmeye devam edebilirsiniz. Sonra uygun bir saksıya tohumları ekin. Toh...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Senede 1 Bu Karışımı Evine Uygulayanın Evine Böcek Girmez

Evinizden çıkmayan inatçı böceklerinden kurtulmak için bu karışımı hazırlamalı ve 4-5 gün üst üste uygulamalısınız. Ardından böceklerin kaçtığını, kaçmayanların da öldüğünü göreceksiniz. Özellikle hamam böceği görünümü ve hareketleri nedeniyle oldukça ürkütücü ve tiksindirici bir haşeredir. Birçok kişi karşı karşıya gelmekten bile korkarken kimileri de düşünmeye dahi dayanamaz. Tüm bunların yanında kimse evinden sürekli olarak üreyen hamam böceği ailesinden birey görmek istemez. Marketlerde satılan kimyasal ürünleri kullanarak kendinizin ve evdeki sevdiklerinizin sağlığını riske atabilir ya da kendi böcek savıcı ilacınızı kendiniz hazırlayabilirsiniz. Çünkü bu böcekler ile mücadele etmezseniz evinize sık sık bakteri taşıyacaklar, kısa sürede hastalık derecesine varan sonuçlar ile karşılaşabileceksiniz. Doğal böcek ilacı nasıl hazırlanır? Vereceğimiz tarifi uygulamadan önce ilk olarak aşağıdaki önlemleri almalısınız. Çöp kutusunu günde bir boşaltmal...

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl...

EVDE TAŞ GİBİ SERT, UZUN SÜRE EKŞİMEYEN YOĞURT NASIL YAPILIR?

En güvenilir olan dahi katkı maddesi var. Biliyoruz, biliyorsunuz aslında… Ama evde yapılan yoğurtlar genelde çok sıvı ve ekşimtrak olduğu için ve bu da yemeğin tadını bozduğu için haliyle evde yapmaya vakti olanlar dahi hazır alıyor yoğurdu. Yoğurt yapanların en büyük şikayeti : Yoğurdun cıvık olması.. Peki nedir taş gibi yoğurt yapmanın sırrı? Yoğurdun cıvık olmaması için yani taş gibi sert  olması için, ilk önce yoğurdu mayaladığınız kabın fazla sarmalanmaması gerekir. Özellikle yaz sıcaklarında fazla sarmalanması yoğurt mayasının cıvık olmasına sebep olacaktır. Çünkü yoğurt soğuyana kadar yoğurdun içerisinde yeteri kadar maya üremez. Bu da yoğurdunuz daha sulu bir kıvam almasına yol açar. Ayrıca inek sütü yerine keçi, koyun veya bulabilirseniz manda sütü tercih ederseniz daha sert bir kıvam elde edersiniz çünkü inek sütü keçi ve koyuna göre daha az yağlıdır. Sert kıvam için yukarıdaki püf noktalarına dikkat etmeniz gerekiyor. Peki çabuk ekşimemesi ...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Doğanın Gizli Şifa Kaynağı : Sarımsak, Bal ve Karanfil 🌿🍯🧄

Mutfağımızın vazgeçilmezleri arasında yer alan sarımsak, bal ve karanfil, bir araya geldiklerinde adeta doğal bir şifa deposuna dönüşüyor! Özellikle bağışıklığı güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak isteyenler için harika bir destekleyici. Peki, bu mucizevi üçlü nasıl bu kadar etkili oluyor? Sarımsağın Mucizevi Etkileri 🧄 Sarımsak, doğanın sunduğu en güçlü antibiyotiklerden biri olarak bilinir. İçeriğinde bulunan allisin maddesi, vücudu zararlı mikroplara karşı korur. Bağışıklık sistemini güçlendirirken, aynı zamanda kolesterol seviyesini dengelemeye ve kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur. Balın Şifalı Dokunuşu 🍯 Doğal bir tatlandırıcı olmasının ötesinde, bal tam anlamıyla bir antioksidan deposu! Boğaz ağrısına iyi gelir, öksürüğü yatıştırır ve yaraların hızlı iyileşmesine destek olur. Ayrıca mideyi rahatlatır ve enerji verir. Karanfilin Gücü 🌿 Küçük ama etkili bir baharat olan karanfil, antiseptik ve ağrı kesici özellikleriyle bilinir. Diş ağrısını hafifletir, ağız kokus...