Ana içeriğe atla

Karnabahar Yaprakları Nasıl Kullanılır?

Karnabaharın yapraklarını da yerseniz, meğer..!

Karnabahar bitkisi, kronikleşmiş idrar yolları enfeksiyonlarının tedavisi için kullanılan en etkili sebzedir. O kadar etkilidir ki antibiyotik tedavilerinin dahi fayda etmediği idrar yolu enfeksiyonlarında uygulanan karnabahar kürü kısa zamanda hastalığı geçirmiştir.

Karnabahar tüketirken karın bölgesi etrafında bulunan 4-5 adet yaprağı da kullanın.

Karnabaharı alıp eve geldiğinizde alt kısımda bulunan yeşil yapraklarını kesip atıyorsanız bir kez daha düşünün. Bu yaprakları yemeklerinizde garnitür olarak bile kullanabilirsiniz. Ayrıca karnabahar yapraklarını lahana gibi kavurarak da öylece yiyebilirsiniz.

Karnabahar yapraklarında bol miktarda anti-kanserojen olan beş tane koruyucu etkin madde bulunmaktadır. Bu maddeler, phytic asit, caffeic asit, alfa-tokoferol (E-vitamini), kaempferol, ve rutindir. Bilhassa E-vitamini ve caffeic asit, karnabaharın yapraklarında daha çoktur.

Karnabahar yapraklarında ayrıca yedi tane kataraktı önleyici etkin madde de bulunur. Bunun da haricinde karnabahar yapraklarında bilinen 9 tane kadar tansiyon düşürücü aktif madde vardır.

İçeriğindeki antioksidanlar, kansere karşı koruyucu olarak özellikle yapraklarında yoğunlaşmıştır. Bu nedenle, karnabahar tüketirken mutlaka bir miktar yaprağı ile beraber tüketilmesi tavsiye edilir..

Suyunu atmayın : 

Karnabaharın  diğer bir güçlü özelliği de yirmibir tane antioksidan madde içermesidir. Mutfakta, genel olarak karnabaharın hep karın bölgesi kullanılır ve yaprakları atılır. Halbuki kansere karşı koruyucu  ve de antioksidan maddeler özellikle yapraklarında yoğunlaşmıştır.

Bu nedenle size önerim karnabaharı kür olarak uygulamaya karar verdiğiniz taktirde bir miktar yapraklarını da kullanmanızdır. Haşladığınız karnabaharın suyunu atmayınız. Çok az su kullanarak hafif ateşte haşlarsanız (en fazla beş dakika), suyunu da servis yapabilirsiniz veya içebilirsiniz. Yapraklarını yemek zorunda değilsiniz, çünkü hemen hemen gerekli tüm etkin maddeler haşlama esnasında fazlasıyla suyuna geçmektedir.

Enfeksiyona karşı etkin : 

Karnabaharın haşlanması esnasında kendine özgü kokusu yayılır. Pişirilmiş kokusu, pek çok insana hoş gelmemektedir. Kendine özgü bu kokuyu veren, karnabaharda bulunan kükürtlü bileşiklerden kaynaklanmaktadır. Bunlardan bazıları dimethyl sülfid, allyl isothiocynate ve trimethylsülfid’dir. Çiğ olarak, tadına baktığınız zaman çok hafif buruk-acı bir tat algılanır. Bu da, içerdiği sinigrin maddesinden kaynaklanmaktadır.

Karnabahar enfeksiyonlara karşı etkin ve antibakteriyel özellikte birçok aktif madde içermektedir.

Özellikle kronikleşmiş idrar yolları enfeksiyonlarında bilinen en etkili sebzedir.

Kronik idrar yolları enfeksiyonlarına karşı destekleyici karnabahar kürünün nasıl kullanılacağına dair uygulama şekli günün küründe verilmiştir. Kronik idrar yolları enfeksiyonuna karşı karnabahar kürü uygulanırken, bir miktar C-vitamini takviyesi yapmakta fayda vardır.

Zaman zaman uygulanacak olan karnabahar kürü, özellikle kronik idrar yolları enfeksiyonu şikâyeti olanlar için mükemmel bir önleyici çözüm getirebilmektedir.

Koruyucu özelliği var : 

Karnabaharda çok az miktarda bulunan ferulik asit çok yönlü etkin bir maddedir. Bunlardan en önemlileri antibakteriyel (bakteri yok edici), kansere karşı koruyucu (anticancer) ve antialerjik ve de antiviral olmasıdır.

Bu etkin madde çok az miktarda bulunmasına rağmen, karnabahardaki diğer bazı aktif maddeler ferulik asitin bu işlevini oldukça güçlü kılmaktadır. Ferulik asitin diğer bir özelliği de metal-chelator olmasıdır. Metal-chelator özellik, ağır metalleri kimyasal olarak kendisine bağlayarak vücudumuzdan uzaklaştırılması demektir.

İçerdiği çok fonksiyonlu quercitrin maddesinden dolayı da karaciğer metabolizmasında oluşan toksinlerin vücudumuzdan kolayca atılmasını (antihepatotoxic) sağlar.

Karnabaharın içerdiği thiamin, Alzheimer hastalığına karşı koruyucu özelliği olan bir maddedir. Thiamin’nin, aynı zamanda, antimigraine (migrene karşı) özelliği de vardır.

Mide ülseri şikâyetinde :

Karnabaharın içerdiği threonine ve quercitrin ülsere karşı etkin (antiulcer) bir madde olması nedeniyle özellikle bu konuda  problemi olanların rahatlıkla tüketebileceği bir sebzedir. Mide ülseri şikâyeti olanların karnabahar kürünü uygulamalarını hararetle tavsiye ederim.

Bu kürü uygularken tuz kullanmayınız ve kullanacağınız yağ, bitkisel sıvı yağ olmalıdır. Kullanılacak yağ için bir ölçü vermek gerekirse, porsiyon başına bir tatlı kaşığını geçmemelidir. Her şeye rağmen sıvı yağı ne kadar az kullanırsanız o kadar iyidir.

Mide ülserine karşı tedavi edici kür : 

Haftada 3 kez bir porsiyon çok az suda az haşlanmış karnabahar yemeyi rahatsızlık ortadan kalkana kadar alışkanlık haline getirmek gerekir. Tencerede kalan suyu da tüketebilirsiniz. Bu kür uygulanırken çok az miktarda (porsiyon başına en fazla bir tatlı kaşığı) sıvı yağ kullanabilirsiniz.

Kronik idrar yolları enfeksiyonlarına karşı : 

250- 300 gram karnabahar yaklaşık 750 ml kaynamakta olan suya ilave edilir. Ağzı kapalı olarak 5-6 dakika hafif ateşte haşlanır.

Haşlanmış karnabaharın suyunun yarısı sabah, diğer yarısı da akşam (aç veya tok farketmez) içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Küre yedi gün devam edilir ve üç gün ara verilir. Üç gün aradan sonra tekrar yedi gün uygulanır ve tekrar üç gün ara verilir.

Son olarak tekrar yedi gün uygulanır ve kür tamamlanmış olur. Karnabahar kürü toplam yirmibir günlük kürdür (üç günlük aralar hariç). Burada dikkat edilmesi gereken  nokta karnabaharın taze olmasıdır. Pişmiş olan karnabaharı da öğle veya akşam yemeklerinizde salata olarak tüketebilirsiniz.

MUTLAKA PAYLAŞ, HERKES ÖĞRENSİN, FAYDALANSIN… Konu ile ilgili olarak aşağıdaki videoları da izlemenizi tavsiye ederiz.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • https://www.youtube.com/watch?v=RmRbFCodfTo
İçerik Kaynakları :
  • https://www.youtube.com/watch?v=RmRbFCodfTo
  • https://www.youtube.com/watch?v=ZatPNVdQUeY
  • http://www.thehealthsite.com/fitness/health-benefits-of-cauliflower-leaves-bs715/
  • https://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2014/02/22/cauliflower-health-benefits.aspx
  • http://www.specialtyproduce.com/produce/Cauliflower_Leaves_11380.php

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı

  Doğanın Saklı Hazinesi ve Kafeinsiz Enerji Kaynağı Çoğumuz hurmanın o tatlı, karamelimsi etli kısmını büyük bir keyifle tüketiriz; ancak asıl mucizenin o sert çekirdeğin içinde saklı olduğunu çok az kişi bilir. Genellikle çöp kutusunu boylayan hurma çekirdekleri, aslında kavrulup öğütüldüğünde zengin aromalı, gövdeli ve tamamen kafeinsiz bir kahve alternatifine dönüşür. Yüzyıllar boyunca Orta Doğu kültürlerinde ve Bedevi geleneklerinde şifa kaynağı olarak tüketilen bu içecek, günümüzde "sıfır atık" mutfak akımı ve sağlıklı yaşam arayışlarıyla birlikte modern bir dönüş yapıyor. Eğer kahve ritüelini seviyor ama kafeinin yan etkilerinden kaçınıyorsanız, bu kadim içecek tam size göre. Hurma Çekirdeği Kahvesinin 10 Mucizevi Faydası 1. Kafeinsiz Doğal Enerji Geleneksel kahvenin aksine kafein içermez. Bu sayede kahve içtikten sonra yaşanan o ani enerji düşüşlerini (crash), el titremesini veya çarpıntıyı yaşamazsınız. Akşam saatlerinde bile gönül rahatlığıyla içilebilir. 2. Anti...

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl...

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası (Dikenin İçindeki Cevher)

Anadolu Topraklarının Gizli Şifası: Çoban Çökerten  Eğer köyde yaşadıysanız ya da yol kenarlarında bir yürüyüşe çıktıysanız, ayakkabınızın tabanına veya bisikletinizin lastiğine batan o inatçı, sert dikenli otu mutlaka görmüşsünüzdür. Bizim buralarda ona boşuna "Çoban Çökerten" demezler; çünkü o dikenler öyle serttir ki, çarık deler, hayvanların ayağına batınca koca öküzü bile çöktürür! Türkiye'nin hemen hemen her yerinde yetişse de, en çok Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Marmara bölgelerinin güneşli düzlüklerini sever. Anadolu’nun farklı yörelerinde halk arasında şu isimlerle de anılır: Demir Dikeni (En yaygın adı) Taş Kıran Otu (Böbrek taşlarına olan etkisi nedeniyle) Pıtrak (Ege ve İç Anadolu'da bazı bölgelerde) Çarık Dikeni veya Deve Çökerten Görünüşü biraz korkutucu, dikenleri biraz can yakıcı olabilir ama bu otun meyvesi, tabiatın bize sunduğu en güçlü doğal eczanelerden biridir. ...

Bahçenizdeki Mor Hazine ve Göz Ardı Edilen Şifası

Bahçenizdeki Mor Hazine: Mor Ballıbaba ve Göz Ardı Edilen Şifası Bahçenizde yürürken mor tepeli, ısırgan otuna benzeyen ama dokunduğunuzda elinizi yakmayan o bitkiyi hiç fark ettiniz mi? Çoğu insan onu sadece bahçeyi işgal eden sıradan bir yabani ot sanıp üzerinden atlar geçer. Oysa adı Mor Ballıbaba (İngilizce adıyla Purple Dead Nettle ) olan bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en besleyici ve şifalı hediyelerden biridir. Adında "ısırgan" (nettle) geçmesine rağmen, gerçek ısırgan otuyla bir akrabalığı yoktur ve yakıcı tüylere sahip değildir. Nane ailesinin (Lamiaceae) bir üyesi olan bu bitki; yumuşacık yaprakları, hafif topraksı tadı ve şaşırtıcı tıbbi özellikleriyle doğal yaşam tutkunlarının yeni favorisidir. Mor Ballıbaba (Lamium purpureum) Nedir? Erken ilkbaharda kış uykusundan uyanan ilk yenilebilir yabani bitkilerden biridir. Onu şu özelliklerinden kolayca tanıyabilirsiniz: Yapraklar: Yumuşak, tüylü ve kalp şeklindedir. Renk: Bitkinin tepe k...

Yol Kenarından Görmezlikten Gelinip Geçilen Yabani Ot (Antik Mısırların Hazinesi)

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya arka bahçenizde kendiliğinden biten, yapraklarının altı hafif dikenli o uzun bitkiyi mutlaka görmüşsünüzdür. Çoğu zaman bir "yabani ot" muamelesi görüp sökülse de, Dikenli Marul ( Lactuca serriola ), aslında binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Antik Mısırlılardan günümüze kadar uzanan bir geçmişe sahip olan bu bitki, içerdiği zengin besin değerleri ve şaşırtıcı tıbbi etkileriyle sadece bir ot değil, doğanın sunduğu ücretsiz bir eczanedir. Bir dahaki sefere onu koparmadan önce, sağlığınız için neler yapabileceğine bir göz atın. Dikenli Marulun Sağlığımıza 8 Önemli Faydası 1. Doğal Bir Ağrı Kesici ve Sakinleştirici Bu bitkinin en dikkat çekici özelliği, sapı kırıldığında ortaya çıkan beyaz, süt benzeri özsuyudur (Lateks). Bu sıvı, hafif sedatif (sakinleştirici) ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Geleneksel tıpta baş ağrılarını dindirmek, eklem ağrılarını hafifletmek ve uykusuzluk çekenleri rahatlatmak için kullan...

Ormanın Gizli Hazinesi: Çam İğnesi ve Kabuğunun Bilinmeyen Şifaları

Ormanın Gizli Hazinesi: Çam İğnesi ve Kabuğunun Bilinmeyen Şifaları Doğanın bize sunduğu en cömert ağaçlardan biri olan çam, sadece gölgesiyle veya kerestesiyle değil, her bir iğne yaprağı ve kabuğuyla tam bir "şifa fabrikası" gibidir. Anadolu insanının kadim bilgilerinden modern tıbbın araştırma laboratuvarlarına kadar uzanan bu yolculukta, çam dikeni (iğne yaprağı) aslında sandığımızdan çok daha fazlasını vaat ediyor. Çam dikeni deyip geçmeyin, neye iyi geldiğini öğrenince çok şaşıracaksınız. Astım, bronşit gibi solunum yolu hastalıklarından, cilt yaralarına ve romatizmal ağrılara kadar bu küçük iğneler devasa bir eczane barındırıyor. Özellikle kış aylarının vazgeçilmezi olan bu yapraklar; akciğer hastalıklarında, müzminleşmiş öksürüklerde, balgam söktürmede ve nefes açmada mucizevi etkiler gösterir. Sadece dahili değil, harici kullanımda da yaraları iyileştirme gücü oldukça yüksektir. ...

Bahçenizdeki Bu Ot Aslında Bir Süper Gıda Olabilir

Bahçenizdeki "Düşman" Aslında Bir Süper Gıda Olabilir: Yengeç Otu (Crabgrass) Bahçenizdeki çimlerin arasında hızla yayılan, söküp atmak için uğraştığınız o inatçı otu tanıyor musunuz? Adı Yengeç Otu (veya Çatal Otu, Latince: Digitaria spp. ). Çoğumuz onu bir "zararlı ot" olarak görsek de, bu bitki dünyanın bazı bölgelerinde (özellikle Afrika ve Asya'da) yüzyıllardır temel besin kaynağı ve şifalı bir bitki olarak el üstünde tutuluyor. Sadece bir ot değil, aslında besleyici bir tahıl olan Yengeç Otu, kuraklığa dayanıklı yapısı ve zengin içeriğiyle geleceğin gıdalarından biri olmaya aday. İşte bu mütevazı bitkinin insan vücuduna sağladığı 7 şaşırtıcı fayda: Yengeç Otunun (Crabgrass) Sağlığımıza 7 Önemli Faydası 1. Zengin Bir Besin Deposu (Vitamin ve Mineral Kaynağı) Özellikle tohumları ve yaprakları tam bir besin bombasıdır. Sıradan tahıllardan daha fazla Protein içerir, bu da onu bitkisel beslenenler için harika bir seçenek yapar. Ayrıca kan yapım...

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları

Doğanın Yapışkan Şifacısı: Yoğurt Otu ve Sağlığa İnanılmaz Faydaları Doğada yürüyüş yaparken paçalarınıza, çoraplarınıza inatla yapışan o pıtraklı bitkiyi hatırladınız mı? Çoğu zaman bahçeden temizlenmesi gereken bir "yabani ot" muamelesi gören bu bitki, aslında yüzyıllardır şifacılar tarafından baş tacı edilen Yoğurt Otu 'dur (Bilimsel adıyla Galium aparine ). İngilizcede "Goosegrass" olarak bilinen ve dilimizde de bu isimle (veya yöresel olarak Yapışkan Ot/Sünnetlik Otu şeklinde) anılan bu bitki, özellikle lenf sistemini temizlemesiyle ünlü, doğanın en güçlü detoks ajanlarından biridir. Yoğurt otu, sadece hayvanların severek yediği bir yeşillik değil, aynı zamanda modern insanın unuttuğu kadim bir ilaçtır. İşte bu mütevazı bitkinin sağlığınıza sunabileceği 8 mucizevi fayda: Yoğurt Otunun 8 Temel Sağlık Faydası 1. Vücudu Toksinlerden Arındırır (Detoks Etkisi) Yoğurt otu, güçlü idrar söktürücü özellikleri sayesinde vücudun filtreleme sistemini destekl...

Hipokrat'ın Reçetelerine Girmiş Bir Bitki : Ebegümeci

Yol kenarlarında, boş arazilerde veya bir köy evinin bahçesinde kendiliğinden bitiveren o mor çiçekli bitkiyi tanıyor musunuz? Evet, Ebegümeci’den (Malva sylvestris) bahsediyoruz.  Çoğu zaman üzerine basıp geçtiğimiz bu mütevazı ot, aslında yüzyıllardır alternatif tıbbın ve Anadolu mutfağının baş tacıdır. Antik çağlarda Romalıların sofrasından eksik etmediği, Hipokrat'ın reçetelerine giren bu bitki; doğanın bize sunduğu en nazik şifacılardan biridir. Adını yumuşatıcı etkisinden (Latince 'malakos') alan Ebegümeci, sertleşmiş dokuları gevşetmesi, tahrişleri dindirmesi ve vücuda sükunet vermesiyle bilinir. O, toprağın bizlere sunduğu mor bir mucizedir. Ebegümeci’nin sırrı, yapraklarında ve köklerinde saklı olan müsilaj adlı özel bir maddedir. Bu maddeyi doğanın ürettiği "organik bir jel" olarak düşünebilirsiniz. Suyla buluştuğunda aktifleşen bu yapı, vücudumuzdaki tahriş olmuş bölgelerin üzerine koruyucu bir film şeridi gibi örtülür. Do...

Başı Boş Toprakta Kendiliğinden Çıkıverir : Ağrıları Kesen, Uyku Veren Şifalı Ot (Acı Marul)

Halk arasındaki bilinen adıyla yabani marul, acı marul, eşek marulu veya yağ marulu... Boyu bazen bir insan boyuna yaklaşan, yol kenarlarında, boş arsalarda, taşlık arazilerde ve bahçe duvarlarının diplerinde kendi kendine bitiveren o dikenimsi otu gözünüzün önüne getirin. Çoğumuzun "Aman yabani ot işte" deyip kökünden söküp attığı, yanından geçip gittiği bu bitki, aslında doğanın bize sunduğu en güçlü doğal ağrı kesicilerden ve sakinleştiricilerden biridir. Özellikle ilkbahar aylarında, nisan-mayıs gibi filizlenmeye başlar. Yazın kavurucu sıcaklarına kadar boy atıp o kendine has uçuş uçuş sarımtırak çiçeklerini açar. Ülkemizin hemen her yöresinde, güneşi seven, biraz kurak alanlarda bolca bulunur. Sıradan bir marula benzese de, yapraklarını kopardığınızda veya gövdesini kestiğinizde içinden akan o beyaz, yapışkan ve oldukça acı süt (lateks) asıl şifanın saklı olduğu yerdir. Atalarımız bu bitkinin değerini çok iyi bilmiş, yüzyıllar boyunca sinirleri yatıştır...