Ana içeriğe atla

Şimdiye Kadar Hep Doğru Zannettiğimiz Ama Aslında Yanlış Olan 11 Sağlık Efsanesi

O kadar çok kulaktan doğma "yanlış" bilgi var ki etrafımızda... Doğru zannedip, farkında olmadan hep yanlışı yapıyoruz çoğuz zaman.  Durum böyle olunca sizler için bir dizi doğru zannedilen ama aslında yanlış olan sağlık efsanelerini derledik. Hazırsanız başlıyoruz.

Efsane 1: Egzersiz için en ideal zaman sabah vaktidir.

Bu bilgi tam olarak doğru sayılmaz. Egzersiz için en ideal zaman, kendinizi egzersiz yapmaya en hazır hissettiğiniz zamandır.

Bu sabahın ilk ışıkları ya da gece yarısı olabilir. Önemli olan şey tutarlılık ve sürekliliktir. Zira yapılan araştırmalar sabah egzersiz yapmak ve akşam egzersiz yapmak arasında fark olmadığını göstermektedir.

Efsane 2: Beynini geliştirmek için en ideal yöntem bulmaca veya yapboz çözmektedir.

Sudoku, bilmece, puzzle gibi oyunlar beyninizi geliştiren yegane şeyler değildir. Vücut nasıl fiziksel egzersize ihtiyaç duyuyor ise, aynı şekilde beynimiz de bir takım fiziksel egzersizlere ihtiyaç duyar.

Beyne giden kan akışını hızlandıran egzersizler, çözmek için saatler harcadığımız bulmacalardan daha faydalıdır.

Efsane 3: Bir kaç hafta spor yapmasanız bile fiziğinizi hala korursunuz.

Ne yazık ki böyle bir şey mümkün değildir. Çoğu insan bir haftalık arada bile kas tonusunu kaybeder. Bu yüzden bedeniniz için amaçladığınız fiziksel düzeye geldiğinizde bile egzersizlerinizi tamamen sona erdirmemelisiniz.

Efsane 4: En iyi kondisyon uzun koşularda sağlanır.

Kısa mesafeli koşuları tercih eden insanlar ile maraton koşan insaların kalp kondisyonu aynıdır.

Ayrıca jogging ve hatta normal yürüyüş gibi hafif egzersizler vücut için daha faydalıdır. Bu sayede kalp ve damar sistemi antrenmanlarınıza uyum sağlayabilir.

Efsane 5: Antreman sırasında su kaybını önlemenin en iyi yolu enerji içecekleridir.

Enerji içecekleri temelde şekerli sudan başka bir şey değildir. Uzmanlar antreman sırasında susuz kalmayı engellemenin en iyi yolunun sade su olduğunu söylemektedirler.

Efsane 6: Koşu bandı, doğada yürümekten daha etkilidir.

Açık havada tempolu yürümek ve koşu bandında yürümek, aynı mesafeleri kat etseniz bile hiç bir zaman aynı sonucu vermez.

Rüzgara karşı yürümek koşu bandında çalıştıramadığınız kasları da çalıştırır ve koşu bandına kıyasla %10 daha fazla kalori yakmanızı sağlar.

Efsane 7: Egzersizler acıkmanıza sebep olur.

Eğer antreman sonrasında acıkıyorsanız, yanlış giden bir şeyler var demektir.

Gerçekte fiziksel egzersizler açlığı bastırır çünkü bu tip egzersizler acıkmayı sağlayan grelin hormonunu azaltır ve leptin hormonunu arttırır.

Efsane 8: Protein barı yulaf ezmesine alternatif olabilir.

Bu da başka bir efsanedir. Bir protein barı, daha az kalori gerektiren sindirilen işlenmiş yiyeceklerdir, bu yüzden daha az yararlıdır. Barlar sadece bir atıştırmalık olabilir, ancak yulaf ezmesi veya başka bir tahıl için bir alternatif olamaz.

Efsane 9: Sadece süt ürünleri kalsiyum içerir.

Süt ürünleri dışında kalsiyum içeren bir çok önemli gıda vardır. Brokoli, susam ve ıspanak, kalsiyum yönünden oldukça zengin olan besin maddeleridir. Ayrıca süt ürünleri her zaman sağlık için faydalı olmayabilir.

Efsane 10: Yoga sayesinde boyun ağrılarından kurtulabilirsiniz.

Yoga boyun ağrılarını iyileştiremez. Eğer ağrılar kas problemlerinden kaynaklanıyorsa esneme hareketleri belki bir ölçüde faydalı olabilir.

Ancak boyun fıtığı veya protrüzyon gibi sağlık problemleriniz varsa yoganın faydadan çok zararı olabilir. Siz yine de yogaya başlamadan önce doktorunuza danışın.

Efsane 11: Koşmak, dizlerinize ve ayak bileklerinize zarar verir.

Bu iddiayı destekleyecek hiç bir kanıt bulunmuyor. En son yapılan çalışmalara göre, koşmak bacaklarınıza zarar vermek bir yana, onları daha güçlü ve yaralanmalara karşı  daha az duyarlı hale getirir.

Bonus: Spor salonlarında fazla zaman harcamak her zaman iyi bir şey değildir.

Doktorlara göre, egzersizle ilgili en önemli şey aşırıya kaçmamaktır. Çok hızlı bir şekilde şekle girmeniz gerekse bile, her gün spor salonuna gitmeniz vücudunuz için iyi bir şey değildir. Vücudun yenilenmesi için zamana ihtiyacı vardır.

Bu, bütün gün evde oturup abur cubur yiyin anlamına gelmez, ancak dinlenmek de egzersizlerin kendisi kadar önemlidir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • https://www.womansday.com/health-fitness/wellness/g2783/healthy-habits-that-arent-healthy/
İçerik Kaynakları :
  • https://www.womansday.com/health-fitness/wellness/g2783/healthy-habits-that-arent-healthy/
  • https://www.eatthis.com/bad-foods-good/

ŞUAN EN ÇOK NE OKUNUYOR 👇👇

Pilav Pişirirken Lezzetini Arttırmak İçin Restoranların Bu Gizli Sırlarını Uygulayın

Pirinci pişirmek için sadece su eklemek yaygın bir hatadır. Restoranların lezzetini arttırmak için kullandıkları gizli tekniği sizinle paylaşmama izin verin. 1 - Pirinci nişastasından arındırmak için öncelikle soğuk su altında güzelce yıkayın. Pirinç, doğal olarak nişasta içerir ve bu nişasta pişirme sırasında suya karışır. Suya karışınca da pilavınız bir birine yapışır, tane tane olmaz. Ayrıca bu işlem parlak görünmesini de sağlar. 2 - Su Yerine Et yada Tavuk Suyu Kullanın Suyu, tavuk, sebze veya et suyuyla değiştirin. Et suyu, pirince suyun eşleşemeyeceği zengin, lezzetli bir tat verir.  3 -  Pilavı Önce Kavurun Sadece sıvı yağ ya da sadece ayçiçek yağı ile değil. Her ikisinden de biraz ekleyip, pirinci öncelikle rengi hafif altın rengini alana kadar kavurun. Ayçiçek yağı (zeytinyağı da olabilir) hem tereyağın yanmasını önler hem de pilava parlaklık verir.  Pirinçler altın rengi olduğunda bu hem çok daha hoş bir lezzet verir hem de pilavın tane tane olmasına yardım eder. Üste

Beyazları Daha Beyaz, Havluları Daha Yumuşak Yapmak İçin Sirkenin Doğru Kullanımı

Daha beyaz çarşaflar ve daha yumuşak havlular istiyorsanız ihtiyacınız olan tek şey sirkedir; ancak çoğu kişi bunu yanlış kullanır. Size bunu nasıl doğru şekilde kullanacağınızı göstereyim. Nesiller boyunca sirke yaygın bir ev temizleyicisi olarak kullanılmıştır. Ancak, sirkenin uygulamaları bu geleneksel işlevlerin çok ötesine geçer. Sirke, çamaşır yıkama şeklinizi değiştirebilir, bu da onun pek bilinmeyen kullanımlarından biridir.  Hayal edin, sert kimyasalların olmadığı bir dünya ve yine de daha beyaz çamaşırlar ve daha yumuşak havlular. Sirke, bu tipik çamaşır sorunlarına tamamen doğal ve etkili bir çözümdür. Havluları Yumuşatmak ve Çamaşırları Beyazlatmak İçin Sirke Kullanma Yöntemleri Doğal Bir Ağartıcı : Sirkenin içinde bulunan asetik asit, kumaşlardan kir ve lekeleri çıkarmaya yardımcı olur. Sirke, çamaşır suyu kadar sert olmadığı için kıyafetlerinize zarar vermez. Doğal Bir Yumuşatıcı Alternatifi : Sirke, havluların sertleşmesine neden olan deterjan kalıntılarını parçalar v

Çamaşır suyu kullanmadan beyazları kar beyaz yapın

Beyaz çamaşırları beyazlatmak için genelde çamaşır suyu kullanmak aklımıza gelir ama bu her zaman en iyi ve en sağlıklı seçenek değil. Neyse ki, çamaşır suyu kullanmadan da beyazlarınızı ışıl ışıl yapmanın birkaç nazik ve doğal yöntemi var. İşte bu yöntemlerden bazıları: 1. Karbonat Mucizesi Karbonat, hem beyazlatma hem de kötü kokuları giderme konusunda harikalar yaratır. Çamaşır makinenizin deterjan gözüne yarım fincan karbonat ekleyin ve her zamanki gibi yıkayın. Karbonat, çamaşırlarınızdaki lekeleri ve griliği azaltarak onları daha beyaz hale getirecektir. İçindekiler: 1/2 bardak karbonat Talimatlar: Kalın bir macun oluşturmak için kabartma tozunu yeterli suyla karıştırın. Macunu doğrudan beyaz kumaş üzerindeki lekeli veya rengi solmuş bölgelere uygulayın. Yumuşak bir fırça veya sünger kullanarak macunu kumaşa yavaşça sürün. Macunu kumaş üzerinde 15-30 dakika bekletin. Kumaşı soğuk suyla iyice durulayın. Giysiyi her zamanki gibi yıkayın, gerekirse ekstra bir durulama işlemi ekl

10 Dakikada Buz Tutan Buzluğun Buzunu Çözdürmek Yöntemi

  Dondurucunuzu 10 Dakikada Buzdan Kurtulun! Temizlik zaman ve emek ister. Bu nedenle, işlerimizi hızlı ve kolay bir şekilde halledebilmemiz için bazı püf noktaları bilmek her zaman faydalıdır. Bugün size, dondurucunuzun buzunu sadece 10 dakikada çözmenizi sağlayacak harika bir numarayı anlatacağız. Bir kez denedikten sonra asla vazgeçemeyeceksiniz! Neden Dondurucunun Buzunu Çözmeliyiz? Dondurucunuzu düzenli olarak temizlemez ve buzunu çözmezseniz, buz birikmesi ve dondurucunun verimli çalışmasını engelleme riskiyle karşı karşıya kalırsınız. Bu durum, dondurucunun ayarladığınız sıcaklığı korumak için daha fazla enerji kullanmasına neden olur (enerji tasarrufu için ipuçları da öğrenebilirsiniz) ve dondurucuda yer kalmamasına yol açar. Ayrıca buz birikmesi, kötü kokulara neden olabilecek kir ve yiyecek artıklarının da birikmesine zemin hazırlar. Dondurucunun Buzunu Çözmenin Kolay Yolu: Dondurucudaki yiyecekleri boşaltın. Yiyeceklerin çözülebileceğini unutmayın. Bu nedenle, yiyecek

1 Kaşık Karbonat Kullanmanız Yetiyor (Bahçe İşlerinde Yanınızdan Sakın Ayırmayın)

Mutfaktan envai çeşit işimize yarayan bir şey varmış bahçede kullanabileceğimiz! Hem de süper ucuz! Tahmin et ne? Karbonat! Evet, yanlış duymadın. Karbonat bahçende işinize yarayacak tonla numara var. Hadi gel şimdi, seni karbonatla bahçede en iyi arkadaş yapan 10 süper kolay uygulama ile tanıştırayım. Doğal Mantar İlacı: Karbonat bahçende mantar hastalıklarını önlemek için doğal ilaç olarak kullanılabiliyor. Bir litre suya bir yemek kaşığı karbonat ve birkaç damla sıvı sabun karıştır. Kara leke veya başka mantar sorunları olan bitkilerin üzerine bu karışımı sık. Haftada bir veya iki kere, sorunun durumuna göre tekrarla. Yabancı Ot Bitirici: Kimyasallara bulaşmadan yabancı otlardan kurtulmak mı istiyorsun? Karbonat yine imdadına yetişiyor! İstemediğin otların üzerine doğrudan karbonat serpiştir. Dikkat et, sevdiğin çiçeklere veya bitkilere gelmesin tabii! Karbonat, otların hücre duvarlarını bozarak kurumalarını ve ölmelerini sağlar. Haşere Kovucu: Haşereler bahçendeki bitkileri

Unu Dondurucuya Koymanın Faydası

Unu dondurucuya koyun, bu çok basit hareket 1 dakikada hayatınızı kurtarır: Deneyin ve göreceksiniz Un, tahılların veya diğer ürünlerin öğütülmesiyle elde edilen temel bir gıda maddesidir. İtalya'da özellikle iki tür un oldukça yaygındır: yumuşak buğday unu ve makarnalık buğday unu. Yumuşak buğday unu, İtalya'nın orta kuzey bölgesinde daha yaygınken, makarnalık buğday unu güney İtalya'da sıkça kullanılır ve irmiğin ana kaynağıdır. Unun dondurucuya konması, sadece bir dakikanızı alacak ve hayatınızı kolaylaştıracak basit bir yöntemdir. Peki, bu neden bu kadar önemli? Hemen açıklayalım. Buğday Tanelerinin Yapısı Buğday taneleri, kepek, ruşeym ve endosperm olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Kepek, tanelerin dış kısmını oluşturan ve bol miktarda vitamin içeren kısımdır. Ruşeym ise endüstriyel olarak genellikle uzaklaştırılan, çünkü unun raf ömrünü kısaltan besin açısından zengin bir bileşendir. Endosperm ise nişasta ve protein açısından zengin olan kısımdır ve unun büyük bir

Ne Gübre Ne Karışım Sadece Doğru Yerden Budayın, Biberleriniz Çoştukça Çoşsun

Eğer bir şey hasatımı iki katına çıkaracaksa ama uğraştıracaksa veya ekstra malzemeler gerektiriyorsa uğraşmaya değmez derim. Elimde az olsun, benim olsun, yeter bana.  Ama kolay bir şeyse, birkaç saniyede halledilebilecek bir yöntemse, buyurun anlatın derim. Çünkü kabul edelim bahçecilikte çoğu iş hızlı ve kolay değil. Fakat biberlerinizi budamak kesinlikle öyle! Bu basit uygulama sadece birkaç saniyenizi alır ve geri kalan büyüme döneminde biberlerinizin verimini ciddi anlamda arttırır. Kim böyle bir şey istemez ki? Budama Nedir? Biberleri budamak, bitkinin tam tepesini, iki yan dalın hemen üstünden kesmektir. Bu, bitkinin daha fazla uzamasına enerji ve besin harcamasını engeller. Böyle olunca da tüm gücünü daha fazla yan dal uzatmaya yönlendirir. Ne kadar yan dal, o kadar çok biber hasatı demek. Çünkü biberi yapıp, büyütecek olanlar o yan dallar.  aaaaaaa Budama, yan dallanmanın yanı sıra, kalın ve sağlam bir ana gövde anlamına gelen ikincil büyümeyi de teşvik eder. Tüm bu ekstra

Asıl Hazine Sarımsağın Kendisinde Olduğu Kadar Kabuğunda Da Saklı

Sarımsak, lezzetli yemeklerin vazgeçilmezi olmasının yanında, kabukları ile de birçok fayda sağlayan bir besindir. Çoğumuz bu kabukları çöpe atarken, aslında onları değerlendirerek hem çevreye katkıda bulunabilir hem de çeşitli ihtiyaçlarımız için kullanabiliriz. Peki, sarımsak kabukları ne işe yarar? Sarımsak ve soğan, sayısız tarifi kendine has tatlarıyla zenginleştiren mutfak vazgeçilmezlerindendir. Ama yemeğe sarımsak ekledikten sonra kabuklarını atmak yerine, ben sürekli saklarım. Sarımsak kabuklarını asla atıp, ziyan etmem.  1. Doğal Gübre: Sarımsak kabukları, potasyum, fosfor ve kükürt gibi besin maddeleri bakımından oldukça zengindir. Bu nedenle, kompost yapımında kullanılabilir veya doğrudan toprağa karıştırılarak bitkilerin beslenmesine yardımcı olabilir.Sarımsağın antifungal (mantar önleyici) ve antiparazitik (parazit önleyici) özelliklerinden yararlanmak için evde kolayca bir karışım hazırlayabilirsiniz. İşte nasıl yapacağınız:     Bir tencereye 1 litre su doldurun.     4

Yaprakları Sararan Orkidelere Yeniden Hayat Veren Karışım

Sadece bu karışımdan 1 bardak dökün, orkideninzin kökü güçlensin, yaprakları sararmasın, çiçekleri hep açsın. Sararan Yapraklar ve Mantarla Mücadele: Orkidelerinizin Sağlığını Nasıl Yeniden Kazanırsınız? Eğer orkidelerinizde sararan yapraklar ve mantar sorunlarıyla karşılaşıyorsanız, endişelenmenize gerek yok. Hasarlı kökleri kesmek, orkidenizin hızla toparlanması için ilk adımdır. Hasar görmüş kökleri tamamen keserek işe başlayın.  Çiçek dalının yeşil kısımları için de hasarlı bölgeleri budamanız tavsiye edilir. Orkidenizi iyice temizleyerek iyileşme sürecine hazırlayın. Sarımsak Suyu ile Tedavi: Doğal ve Etkili Bir Yöntem Doğal bir çözüm olarak sarımsak suyu, orkidelerinizi iyileştirmek için harikalar yaratabilir. İki diş sarımsağı ezin, küçük parçalara kesin ve oda sıcaklığında yarım litre suda bekletin. Sarımsakla karışmış suyu süzdükten sonra, orkide yapraklarını bu su ile yıkayın.  Bu adım, bitkinizin genel sağlığına katkıda bulunur. Orkideyi sarımsak suyuna 25 dakika boyunca d

Mutfakta Biberiye İle Çözebileceğiniz Değişik Sorunlar

Mutfağınızın bu yerine bir dal biberiye koyun ve büyük bir sorunu çözeceksiniz. Evet, yanlış duymadınız! Hepimizin evinde karşılaştığı büyük bir sorunu çözmek için tek yapmanız gereken, bir biberiye dalını mutfağın belirli bir yerine koymak. Peki, bu nasıl mümkün olabilir? Hadi detaylarına bakalım. Öncelikle, biberiye bitkisinin ne kadar mucizevi olduğunu söylemekle başlayalım. Bu aromatik bitki sadece yemeklerinize lezzet katmakla kalmaz, aynı zamanda sağlık ve ev kullanımı açısından da birçok fayda sunar. Ancak, bugünkü konumuz biberiyenin başka bir yönü: evimizdeki can sıkıcı sorunları çözmedeki yeteneği. Biberiye Dalını Mutfağınıza Yerleştirin Bir dal biberiye alın ve mutfağınızda belirli bir yere yerleştirin. Basit, değil mi? Peki, bu ne işe yarayacak? İşte asıl şaşırtıcı nokta burada başlıyor. Biberiye, doğanın bize sunduğu olağanüstü bir hediye.  Biberiyenin kendine has aroması ve doğal bileşenleri, evde karşılaştığınız birçok soruna karşı etkili bir çözüm sunar. Bu yöntemi